Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5257 E. 2025/8559 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5257
Karar No
2025/8559
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 18.03.2022 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı 15.04.1994-30.09.1994 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde doğruları söylemediğini, başka kişilere ait 3. dört aylık işe giriş bildirgesinde başka bir kişiyle isim benzerliğini kedisine ait olarak algılamış olabileceğini düşündüklerini, davalı şirketin şeker fabrikası olmadığı gibi, davacı da davalı şirkete ait hiç bir iş yerinde çalışmadığı, davacının kişisel dosyası ve müzekkereyle istenilen diğer bilgilerden şirketlerinde çalışmadığının görüleceğinden bahisle, öncelikle zamanaşımı/ hak düşürücü süre sebebiyle davacının davasının reddini talep ettikleri görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2017/1482 E., 2020/535 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının davalı 1003232 iş yeri sicil nolu işverenlikte 15.04.1994 ila 30.09.1994 tarihleri arasında dönemin prime esas asgari kazanç miktarı üzerinden hizmeti bulunduğu ile işbu hizmetlerinin hizmet cetvelinde yer alan hizmetleri ile birleştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verildi. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarih ve 2022/1008 E., 2022/2008 K. sayılı kararı ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı ...nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacının hizmetinin tespiti yönünde Kuruma başvurusunun olup olmadığı ve bu konuda Kurum denetim raporunun bulunup bulunmadığının araştırılması, olması halinde celp edilerek incelenmesi, ücret bordroları asılları celp edilerek prim kesintisi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında hak düşürücü süre irdelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı 1003232 iş yeri sicil nolu işverenlikte 15.04.1994 ila 30.09.1994 tarihleri arasında dönemin prime esas asgari kazanç miktarı üzerinden hizmeti bulunduğu ile iş bu hizmetlerinin hizmet cetvelinde yer alan hizmetleri ile birleştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının tanığının babası olduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının giriş bildirgesi bulunmadığını, davacının şeker fabrikasında çalıştığını iddia ettiğini, davalı şirketin tohumculuk şirketi olup, şeker fabrikası bulunmadığını, davacının başka kişilere ait 3. dört aylık işe giriş bildirgesinde başka bir kişiyle isim benzerliğini kendisine ait kabul edip dava açtığını, belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Fer'i Müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, iddiaların kayıtlı tanıklarla ispatlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5257, K. 2025/8559, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5257-e-2025-8559-k-da4287911637