Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4825 E. 2025/12417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4825
- Karar No
- 2025/12417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2540 E., 2024/2619 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2022/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın davalı ... San. Tic. A.Ş.'de 2009 yılından 31.01.2016 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından müvekkilin işe girişinin SGK'ya resmi olarak bildiriminin 11.09.2014 tarihinde yapıldığını, o tarihin işe giriş tarihi olarak belirlendiğini, ancak müvekkilin aynı işyerinde çalışırken vefat eden eşinden sonra davalı işyerinde 2009 yılından itibaren çalışmaya başladığını, bu süreden itibaren de ailesiyle birlikte davalı şirkete ait lojmanda kalmaya başladığını, SGK kayıtlarında müvekkilinin 4 hizmet dökümünde işe giriş tarihinin 11.09.2014 olarak görünmekte olduğunu, bu nedenlerle müvekkilin davalıların işyerinde 01.08.2009 tarihinin ilk işe giriş tarihi olarak tespiti ile 01.08.2009 tarihinden iş akdinin sonlandığı 31.01.2016 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı halde eksik gösterilen ayların sigortalı hizmeti olarak tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 11.09.2014 - 31.01.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açmadığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, Yargıtayın kararlılık kazanan uygulamalarına göre davanın ispatı için mutlaka yazılı delillerin varlığının aranması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurum merkezinde 2 1091 01 01 0049964 041 03-21 sicil numaralı dosyada işlem gören ... San. Tic. A.Ş. unvanlı işyeri 01.10.1997 tarihinde mülga 506 sayılı Kanun'a istinaden kanun kapsamına alınmış ve halen faaliyetine devam etmekte olduğunu, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi talebinde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne, davacının 01.08.2009-10.09.2014 tarihleri arasında 49964 sicil numaralı Zeytinoğlu Yem işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili: a.Çalıştığı sürenin bildirildiğini, b.Davacının lojmanda kalıyor olmasının çalıştığı şeklinde yorumlanamayacağını, c.Çalışmanın yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini ç.Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili; Hak düşürücü süre nedeniyle ve ispatlanamadığından davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.