Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4453 E. 2025/9558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4453
Karar No
2025/9558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1141 E., 2024/1517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/243 E., 2021/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ve desteği, .. babası ve desteği olan ... ...'ın davalılardan ...'ye ait, diğer davalı şirket tarafından da inşaatı işleri yürütülen, ... Sanayi sitesi C blok ... ... Caddesi 60018 sk. 4/A ../... adresindeki inşaatta bekçi olarak görev yapmakta iken, 15.11.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, Gaziantep 7. İş Mahkemesi'nin 2019/193 Esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumca başvurunun reddedildiğini beyanla davacılar murisi ...'ın davalılardan ...'ye ait, diğer davalı şirket tarafından da inşaatı işleri yürütülen, inşaatta bekçi olarak görev yapmakta iken 15.11.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kazazede ...'ın 16.11.2015 tarihinde geçirdiği iddia edilen iş kazası olayı ile ilgili olarak kurum Başmüfettişlerinden .. .......... tarafından 01.12.2016 tarih ve 120654/55/İR/54 sayılı rapor tanzim edildiğini, gerek alınan beyanlardan gerekse SGK kayıtlarından anlaşılacağı üzere müteveffanın 28.10.2015 tarihinde ... isimli işyerinde çalıştığının anlaşıldığını, ancak meydana gelen kazanın ilgili işyerinde meydana gelmediğini, bu sebeple de kanun gereği meydana gelen kazanın iş kazası olmadığını, davacılar vekilinin işbu davayı açmadan önce Kuruma başvuru yapmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca söz konusu davanın açılmasına da Kurumun sebebiyet vermediğini, bu sebeple davayı kabul etme anlamına gelmemek kaydı ile davanın kabulü halinde Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın davalıya ait olmayan bağımsız başka bir kişiye ait deponun, çatı kısmındaki panellerden düşerek vefat ettiğini, davalının kendi iş yerini bırakıp başka bir iş yerinde iş güvenlik önlemi almasının beklenemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir. 3- Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıların murisi sigortalı .... T.C. Kimlik numaralı ...'ın, davalı ... tarafından yapım işi üstlenilen davalı ...'ye ait inşaat işinde çalıştığı sırada 15.11.2015 tarihinde gerçekleşen ve sigortalının vefatı ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki somut hatalar karşı itirazları dikkate alınmayarak eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunu, kusur raporundaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin iş güvenliği hususunda alınması gereken bütün önlemleri aldığını, kazanın müvekkilinin işyeri dışında gerçekleştiğini, meydana gelen olay ile müvekkili arasında illiyet bağı kurulmasının haksız ve hukuka aykırılık teşkil edeceğini ve müvekkilinin orada da iş güvenliği önlemi almasını beklemenin tamamen mantık dışı olacağını, müteveffanın müvekkiline ait iş yerinde gece bekçisi olarak çalışmakta olup, görevinin iş yeri güvenliğini sağlamak olduğunu, yan taraftaki inşaatın üst katında bulunan lastikleri almak ve akabinde bu lastikleri satmak amacıyla oraya geçmiş olmasının raporu hazırlayan bilirkişiler tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, kaza müvekkiline ait işyerinde gerçekleşmediği gibi müvekkilinin işini yerine getirirken de olmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir. 2-Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ye ait inşaatın mimari projesinin çizimini yapan bir şirket olduğunu ve kazalı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını, kazalının yaşamını yitirmesinde bir sorumluluğu ve ölüm nedeni arasında nedensellik bağının bulunmadığını, SGK tarafından düzenlenen inceleme raporu ile olayın iş kazası olmadığı yönündeki bulgular ve tespitlerin de olayın iş kazası olmadığını açıkça gösterdiğini, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamayacağını beyan etmektedir. 3-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın yasaya ve hukuka aykırı olup, bozmayı gerektirdiğini, kazanın kazazede ...'ın işverene ait bekçilik yaptığı inşaatın yanında bulunan başka bir kişiye ait deponun çatı kısmında aydınlatmayı sağlayan fiber glass panellere basarak yaklaşık 8,5 m yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu meydana geldiğini, gerek alınan beyanlardan gerekse SGK kayıtlarından anlaşılacağı üzere ... ...'ın 28.10.2015 tarihinde ... isimli işyerinde çalıştığı sabit olduğunu, ancak meydana gelen kazanın ilgili işyerinde meydana gelmediğini, bu sebeple de kanun gereği meydana gelen kazanın iş kazası olmasının mümkün olmayacağını, Mahkeme tarafından meydana gelen kaza ile ilgili yeterince araştırma yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'ın vefatıyla sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. Eldeki davada, davacılar murisi ...'ın vefatı ile sonuçlanan ve 15.11.2015 tarihinde meydana gelen kazada, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası sayılabilmesi için iş kazasının işyerinde meydana gelmesi gerektiği, somut olayda ise davacılar murisinin yan taraftaki binanın çatısına çıktığı, 20 metre 40 cm ilerledikten sonra çatı malzemesi kırılarak zemine düştüğü, bu olayın iş yerinde meydana gelmediği gibi işi nedeniyle başka yerde de meydana gelmediği açık olup, iş kazası koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında davanın reddi gerekirken kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4453, K. 2025/9558, T. 04.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4453-e-2025-9558-k-b2c30639325a