Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4057 E. 2025/10312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4057
- Karar No
- 2025/10312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4186 E., 2024/4095 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/183 E., 2024/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde 25.08.2010-14.03.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının müvekkilinin sahibi olduğu sürücü kursu açıldıktan sonra direksiyon eğitmeni olarak 06.08.2010 tarihinde atamasının yapıldığını ve işlerin aksamaması adına müvekkilinin sahibi olduğu sürücü kursunda 20 gün çalıştığını, akabinde davacının müvekkili ile çalışmayı tercih etmediğinden dolayı 25.08.2010 tarihinde kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığını, davacının müvekkiline ait olmayan...Motorlu Taşıt Sürücü Kursu Gıda Taşımacılık Eğitim Araçları San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığı dönemde davacı ile birlikte çalışan ... isimli kişinin de müvekkili tarafından sürücü kursu açıldıktan sonra müvekkiline ait işletme nezdinde çalışmaya başladığını, davacının eski iş arkadaşı olan ...’yı sık sık sürücü kursunda ziyaret ettiğini, davacının bu 20 günlük çalışması sonrasında uzun bir süre müvekkiline ait sürücü kursunda direksiyon eğitmeni olarak bir çalışması olmadığını, davacının uzun bir süre sonra müvekkiline ait sürücü kursunda yeniden direksiyon eğitmeni olarak çalışmak istediğini ve bu kapsamda 14.03.2012 tarihinde ataması yapılarak direksiyon eğitmeni olarak işe başladığını, davacının bu çalışmasının 14.03.2013 tarihinde sona erdiğini, davacının her iki çalışmasının da dönem ve süresi belli olup iddia edildiği gibi 2010 ile 2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak bir çalışmasının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davacıya ait şahsi dosyaya ulaşılamadığını, Kurum kayıtları üzerinde yapılan araştırmada; ... oğlu, .../Almanya 12.11.1973 doğumlu davacının ilk işe girişinin 12.12.1989 tarihi olduğu, ... sicil nosu ile 4-a, 01.02.2004 tescil tarihli ... sicil nolu 4-b kaydının olduğunu, ... unvanlı Sürücü Kursu işi işyerinin Kurumda 2 8553 01 01 .... 035 ...-.. 000 036 sicil ve muhtelif sicil nolu işyeri dosyasında işlem görmekte olup .. Sok No:85/D1 Karabağlar/İzmir adresinde kurulu olduğunu, anılan iş yerinin 02.06.2010 tarihinde Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, bu tür hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.