Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4056 E. 2025/10295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4056
- Karar No
- 2025/10295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4348 E., 2024/4331 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas İş Mahkemesi SAYISI : 2022/73 E., 2023/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait işyerinde 02.02.2011 tarihinde çalıştığının (bir günlük çalışmasının) tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. 2.Davalı ... Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olup, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dosya kapsamında tanık beyanları davacı iddiasını destekler nitelik de olsa da davacı taraf kaza günü olan 02.02.2011 tarihinde davalı işyerinde çalışmasının tespitini talep ettiğinden, kaza günü sonrası kollukta ifade verenin kendisi olmasına rağmen kardeşiyle kimliklerinin karışması nedeniyle ifade tutanağında kardeşinin isminin geçtiği iddiası karşısında yapılan imza incelemesinde söz konusu ifade altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden yazılı delil karşısında tanık beyanlarına üstünlük sağlanamamış, bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu davayla ilgili olarak toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Milas İş Mahkemesinin 2017/1482 Esas sayılı dosyasında görülen iş kazasının tespiti istemli davada hizmet tespiti davası açmak üzere davacıya süre verilmesi üzerine, davacı tarafından 02.02.2011 trafik kaza tarihinde davalıya ait işyerinde çalıştığı iddiası ile işbu davanın açıldığı, davacı tarafından kaza günü olan 02.02.2011 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmasının tespitini talep ettiğinden, kaza günü sonrası kollukta ifade verenin kendisi olmasına rağmen kardeşiyle kimliklerinin karışması nedeniyle ifade tutanağında kardeşinin isminin geçtiği iddiası karşısında, davacının kardeşi ...'in Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/926 Soruşturma Sayılı Dosyasında 02.03.2011 tarihinde verdiği ifadenin altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti hususunda imza incelemesi yaptırılması üzerine, yapılan imza incelemesinde söz konusu ifade altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmekle, yazılı delil karşısında tanık beyanlarına üstünlük verilememiş, davacının kazaya karışan kişinin kardeşi Menderes olmayıp kendisi olduğu iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmış davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, yeteri kadar imza örneğinin toplanmadığını, imza araştırmasının sadece ... yönünden yapıldığını, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 02.02.2011 tarihin bir günlük çalışmasının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.