Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3663 E. 2026/1508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3663
- Karar No
- 2026/1508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2006 E., 2024/2386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2024/366 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ... ve...ve ... Şirketi unvanlı iş yerinde 01.11.1998 tarihinden 2001 yılına kadar aralıksız çalıştığını, çalışmalarının Kuruma 17.12.1999'dan başlayarak bildirildiğini ileri sürerek, davacının dava dışı ... ve...ve ... Şirketi iş yerinde 01.11.1998 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücretiyle çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1998 olduğuna karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1998 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istediği, davacı adına Kuruma 17.12.1999 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin verildiği, sigorta sicil numarasının 3...3 olarak tahsis edildiği ve 1999 yılı serilerinden olduğu, davacının tespit talebine konu döneme ilişkin çalışma iddiasına dayanak bordro, denetim raporu veya Kuruma ulaşan başkaca kayda rastlanılmadığı, bu halde hak düşürücü süre bildirimin sona erdiği yıl sonu olan 31.12.1999 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, davanın ikame edildiği tarih itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, işe giriş bildirgesinin varlığı, iş yerinde çekilmiş fotoğraflar, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki sair delillerle dava sübut bulduğu halde, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin, temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.