Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3662 E. 2025/9606 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3662
- Karar No
- 2025/9606
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1360 E., 2024/1558 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/9 E., 2021/546 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Kurum sigortalısı ...'nun 02.02.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kalması nedeniyle Kurumun sigortalısına aylık bağladığını, bağladığı aylığın peşin değerinin 517.372,13 TL olduğunu, 30.187,16 TL iş göremezlik ödeneği ödendiğini, 65.831,95 TL hastane gideri ödendiğini, 2.829 TL ilaç gideri ödendiğini, böylece 616.220,47 TL Kurum zararı meydana geldiğini beyanla şimdilik Kurum zararının davalıdan tahsilini, dava dışı kişilerin kusurlarından da teselsül hükümlerine göre sorumlu olmak üzere davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının iddia ve taleplerinin varit olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya konu kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, şirket üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işçilere, işin nasıl yapılacağı konusunda gerekli eğitimlerin verildiğini, işçilere koruyucu malzemeleri de imzaları karşılığında dağıtıldığını, bu malzemeleri kullanmaları gerektiğini ısrarla söylediklerini, olayın meydana geldiği sırada işçinin uzun süre nişanlısı ile cep telefonunda konuştuğu ve kazanın olay anında da cep telefonu ile konuşma yaptığı, öncesinde de tüm uyarılara rağmen telefon ile konuşmaya devam ettiğinin tespit edildiğini, işyerinde tüm emniyet tedbiri alınmış, düzenli olarak eğitimleri verildiğini, işçinin imzasını taşıyan iş kazası tutanağında; iş kazasının, işçinin emniyet kemerini bağlamadığı için düştüğünün tespit edildiğini, ayrıca kendi dilekçesinde de emniyet kemerini bağlamadığından düştüğünü beyan ettiğini, kazaya sigortalı işçinin dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının sebebiyet verdiğini, 5510 sayılı Kanun gereğince; iş kazası sonucu malul kalan sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir peşin değeri ile ilgili olarak, kazada kusurlu bulunan işveren ya da üçüncü şahıslardan talep edilebilecek miktar hak sahibi malül sigortalının gerçek zararı ile sınırlı olduğunu, tüm bu sebeplerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne, 1-431.284.16 TL Kurum zararının gelir bağlama onay ile sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacı Kuruma verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, rücu'an tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.