Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3496 E. 2025/7693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3496
- Karar No
- 2025/7693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/860 E., 2024/589 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/393 E., 2022/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının, ... sicil numarası ile davalı Kurum sigortalısı bulunduğunu, 2000'li yıllardan itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız hayvansal ve tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğünü, tarımsal faaliyetlerini ortalama 10 dönümlük arazide yaptığını, 2003 yılından itibaren başlayan Ziraat Odası çiftçi kaydı bulunduğunu, sahip olduğu arazilerde pamuk ve buğday üretimi yaparak geçimini sağladığını iddia etmiş, bu nedenlerle davacının 01.01.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.01.2008 tarihinden 01.05.2019 tarihleri arasında Mülga 2926 sayılı Kanuna tabi olarak Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının, Bağ-Kur giriş bildirgesi ile Ziraat Odası kaydına istinaden 02.05.2019 tarihinden itibaren 4/b kapsamında sigortalılığının başlatıldığı,davacının 07.12.2007 tarihli müstahsil makbuzuna istinaden geriye dönük 4/b tescilinin yapılması yönünde davalı Kuruma yapmış olduğu başvurunun Antakya SGM'nin 23.06.2021 tarihli yazısına göre, Kurum arşivinin incelenmesi sonucu bildirim listesi bulunmadığından 2013/27 sayılı genelgenin 8. maddesine göre herhangi bir işlem yapılmadığının bildirildiği, davacının Antakya Ziraat Odası nezdinde 30.06.2003 tarihinden itibaren kaydının bulunduğu anlaşılmakta, inceleme konusu dosyada uyuşmazlık, 01.01.2008-01.10.2008 tarihleri arasına ilişkin olup, Dairemizce UYAP üzerinden temin edilen davacıya ait 08.03.2024 tarihli hizmet cetveline göre Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin hizmet cetveline işlendiği tespit edilmiş, bu nedenle eldeki dava hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği belirtilerek; I- HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, II-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.01.2008 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacının 01.01.2008- 01.10.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince UYAP üzerinden temin edilen davacıya ait 08.03.2024 tarihli hizmet cetveline göre Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin hizmet cetveline işlendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın konusuz kaldığına karar verildiği ancak verilen kararın hatalı olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada davacının İlk Derece Mahkemesinin kabul kararı ile Kuruma yaptığı başvuru sonucu Kurumca kesinleşmemiş Mahkeme kararına dayalı olarak tescilinin yapıldığı tespit edilmiş olması karşısında konusuz kalmadan bahsedilemeyeceği belirgindir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince davanın esası hakkında yargılama yapılıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.