Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3420 E. 2025/8590 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3420
- Karar No
- 2025/8590
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/428 E., 2024/581 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2023/363 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkil Şirkete 12.02.2022 tarihinde tebliğ edilen E-35067400-403.05-00010508195 sayılı KÇÖ Fazla Ödeme Hk. İade işlemi uyarınca "KÇÖ ödemeleri ile ilgili İş Müfettişleri tarafından yapılan teftiş sonucu düzenlenen; 31.12.2020/10487-İNC-29/10811-İNC-26 tarih ve sayılı rapor sonucunda 31.164,16.-TL anapara ve 1.031,53.-TL yasal faiz olmak üzere toplam 32.195,69.-TL fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup" fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesinin talep edildiğini, işbu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İş-Kur Müdürlüğünce yapılan soruşturma neticesinde eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı gibi KÇÖ ödemesinin iadesine karar verilmesinin de açıkça Kanuna aykırı olduğunu, müvekkile yapılan tebligat neticesinde öğrenmiş oldukları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak İş-Kur tarafından verilen işbu karara karşı itiraz süresi içerisinde itirazlarını sunduklarını, davalı Kurum tarafından talep edilen 32,195,69 TL yersiz ödeme tahsil işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, davalı Kurum tarafından yapılacak olan takip ve tahsil işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müfettiş raporunun iptali konusunda açılan davada, müvekkilinin herhangi bir davalı sıfatı bulunmadığını, müfettiş raporunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bünyesindeki müfettişler tarafından hazırlandığını, iptali konusundaki taleplerin ve açılacak davaların da yine Bakanlığa yöneltilmesi gerektiğini, Bakanlık tarafından görevlendirilen müfettişler tarafından davacıya ait iş yerinde 19.10.2020 ile 02.12.2020 tarihleri arasında teftiş yapıldığını, raporun objektif olarak düzenlendiğini, iş yerinde kısa çalışma ödeneğine aykırı olarak işçilerin çalıştırıldığı yönünde yapılan başvuru üzerine iş yerinde 01.04.2020 tarihinden itibaren kısa çalışma yapıldığı, 72 işçi için kısa çalışma başvurusunda bulunulduğu, kısa çalışma şartlarını taşıyan 53 işçiye kısa çalışma ödeneği bağlandığı, kısa çalışma yapılan dönemde bazı işçilerin İş-Kur'a bildirilen saatlerden fazla çalıştırıldığı, söz konusu çalışmaların 12828437 evrak numaralı belge ile SGK'ya bildirildiği ve ücret bordrolarının yeniden düzenlenerek ortaya çıkan fark ücretlerinin işçilere ödendiği, raporda da detaylı açıklanan davacıya ait iş yerinde istihdam edilen işçilere İş-Kur tarafından İşsizlik Sigortası Fonundan Kısa Çalışma Ödeneği ödendiği, işveren tarafından iş yerinde İş-Kur'a bildirdikleri şekliyle kısa çalışma uygulamadıkları, 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarında işçilerin çalışma ödeneğinde öngörülen çalışma süresinden fazla çalıştıkları, bu şekilde bir fazla çalışma olduğu yönünde işveren vekilinin de açıkça beyanı olduğu, iş yerinde kısa çalışma yapılmamasına rağmen yapılıyormuş gibi gösterilerek işverenlikçe hatalı bilgi ve belge düzenlenmesi sebebiyle Kurum tarafından yersiz ödeme yapılmasına sebep olunduğu, davacı tarafından tutanakların aksini gösterir delil sunulmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.