Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/204 E. 2025/2444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/204
Karar No
2025/2444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3348 E., 2024/559 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/365 E., 2023/191 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, 1993 yılında Aydın'da, davalı TÜİK'İN (Eski adı ile Devlet İstatistik Enstitüsü) 1992 Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı adlı işyerinde sigortalı olarak çalıştığını belirterek sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1993 olarak tespiti ile hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacı vekilinden talep sonucuna açıklanmasının istenmesi üzerine davacı vekili tarafından taleplerinin 01.04.1993 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti ve 1 aylık çalışmasının tespiti olarak açıklanmıştır. II. CEVAP 1.Davalı TÜİK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, davacının iddiasını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacı adına herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte bilgi ve belgeler ile ispatının gerektiğini, hizmet tespiti davalarının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı işveren nezdinde .... sicil sayılı işyerinde 01.04.1993 tarihinde bir gün çalıştığının tespiti ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1993 olarak tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davacı ve davalının istinaf taleplerinin reddine, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı TÜİK'e ait .... sicil sayılı işyerinde 01.04.1993 tarihinde bir gün çalıştığının tespiti ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1993 olarak tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili, yargılama aşamasında dinlenilen tanıkların beyanlarından çalışma süresini belirlenebileceğini, ancak Mahkemece çalışmanın ne kadar sürdüğü ile ilgili tanık anlatımlarının net olmadığı gerekçesi ile hakkaniyete aykırı olarak karar verildiğini, kararın bu yönü ile usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı TÜİK vekili, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesinin yasal olmadığını, yetkili Mahkemenin Nazilli İş Mahkemesi olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, imzanın davacı işçiye ait olduğuna ilişkin kesin ispat bulunmadığını bu nedenle karar vermeye yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının eylemli çalışmasının ispat edemediğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcı ile hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına Devlet İstatistik Enstitüsü ünvanlı işverenin 1002090 sicil no.lu işyerinden "1991 Genel Sayım ve işyeri sayımı-Nazilli/Aydın konulu" 01.04.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği,işyerinin sanayi ve işyeri sayımı mahiyetli olduğu, işyerinin 01.04.1993-01.04.1993 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve işyerinden hiç bordro verilmediğinin Kurum tarafından bildirildiği, davalı TÜİK'in davacı ile ilgili bir kayda rastlanmadığını bildirdiği, Mahkemece işe giriş bildirgesi aslı üzerinden yapılan imza incelemesinde davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği, dinlenen davacı tanıklarından ... haricindeki tanıkların davacının akrabaları olduğu ve işyerinde çalışmalarının olmadığı yalnızca davacı tanığı ... adına işyerinden 01.04.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, adına bildirim yapılmadığı ve anılan tanığın da sigorta başlangıcı tespiti davası açtığı, halen derdest olduğu ve bu dosyanın işbu dosya içine Dairemizin 04.10.2024 tarihli geri çevirme kararı ile UYAP kayıtlarının alınması sonucu,anılan dava dosyası kapsamında dava konusu "1992 Yılı Aydın İli Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı Çalışmasında Aydın İlinde Görev Yapan Personel Listesi"- Göreve Başlama Tarihi (01.04.1993)" başlıklı 50 kişiden oluşan bir listenin olduğu, anılan listede davacının isminin olmadığı, Mahkemece dinlenen tanıklar arasında bu listede ismi olanlardan dinlenen kimsenin olmadığı, böylelikle Mahkemece yukarıda anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre Mahkemece, yukarıda anılan listede adı yer alanlardan davacının da beyanı alınmak suretiyle çalışmasını bilebilecek olanlardan yeteri kadar dinlenmeli, ayrıca işyerinin kamu kurumu niteliğinde olduğu gözetilerek davalı TÜİK'den bir kere daha davacı ile ilgili işe giriş çıkış bildirgeleri, sözleşme, ücret bordrosu, puantaj kayıtları istenmeli, davacı ile ilgili belge yoksa işyerinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar da tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, belge gönderilmemesi halinde sebepleri üzerinde durulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilmeli, böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/204, K. 2025/2444, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-204-e-2025-2444-k-280632a66c2d