Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1948 E. 2025/9285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1948
- Karar No
- 2025/9285
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/287 E., 2024/218 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2804 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifinde 15.02.2011 tarihinde işe başladığını, 10.03.2016 tarihine kadar 5 yıl 25 gün süreyle çaycı olarak çalıştığını, hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili kurumda hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalışmadığını, çaycı diye herhangi bir kadro bulunmadığını, işe alım yetkisinin Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinde olduğunu, işe alınmayan birisinin sigortalı çalıştırılmasının da söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının Teftiş Kurulu Raporu, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının 15.02.2011-10.03.2016 tarihleri arasında davalı kooperatif de tam zamanlı ve kesintisiz olarak ücret karşılığı çalıştırıldığı ancak çalışmalarının SGK'ya bildirilmediği anlaşılmış davanın kabulüne davacının 2804 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatif nezdinde SGK ' ya bildirilen günler hariç olmak üzere 15.02.2011 ile 10.03.2016 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile sürekli kesintisiz bir biçimde tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelere göre, 29.05.1991 doğumlu davacının 15.02.2011 - 10.03.2016 tarihleri arasında davalı kooperatif nezdinde çalışmalarının tespitini talep ettiği, eldeki davanın 04.04.2016 tarihinde açıldığı, davacının davalı işyerinden hiç bildirimi bulunmadığı, davalı tarafından davacıya 31.12.2014 tarihinde "kalorifer kazanı kaloriferci" açıklamasıyla 450 TL, 24.12.2014 tarihinde 150 TL tutarında ödeme yapıldığına dair 2 adet gider pusulası sunulduğu, Malatya Bölge Birliğinin 09.03.2016 tarihli yazısında, temizlik işleri gördürülen davacı ...' ın ücretinin kooperatif yönetim kurulu üyelerinin rızalarıyla yürürlükteki yasalara aykırı olarak huzur haklarından karşılandığı yardımcı hizmetlerin hizmet alımı yoluyla gördürülmesi gerektiğinin tespit edildiği, 23.10.2015 tarihli Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporunda, ... TTK müdür yardımcısı olarak görev yapan ...'ın ifadesinden, anılan yıllardan bu yana temizlik ve çay servisi gibi kooperatifin asli faaliyetleri içinde olmayan hizmetlerin ... adlı şahsa gördürüldüğü, bu şahsın ücretinin Kooperatif Yönetim Kurulu üyelerinin kendi kararlarıyla onların huzur haklarından karşılandığı, bu şekilde istihdamın yürürlükteki yasalara aykırı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından dava konusu dönemde çalışanları gösteren personel listesi sunulduğu, listede yazılı personelin dinlendiği, tanıkların davacının çalışmalarını doğruladığı, yazılı belgeler, tanık beyanları, tüm dosya kapsamında deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, Mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından davalı Kooperatif ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde kooperatifte işçi çalıştırılması ile ilgili yasal düzenlemeler bulunduğunu, bu düzenlemelere göre işçi çalıştırıldığını, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinde davacıyı işe almadığını, Mahkemenin kararında da Merkez Birliğinin davacıyı işe aldığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, işe alım yetkisi olan Merkez Birliği davacıyı işe almadığına, bu işlemden haberi olmadığına göre, bir hizmet akdinden bahsedilemeyeceğini, ortada bir hizmet akdi olmadığı için hizmet tespitinden de söz edilemeyeceğini, kooperatif kayıtlarından davacıya ödenmiş herhangi bir ücret bulunmadığını, davacının, işe alım yetkisi olan Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği tarafından işe alınmadığını, denetim ve gözetiminde olmadığını, bu sebeple bağımlılık unsurunun gerçekleşmediğini, kurumdan ücret olarak nitelendirilebilecek bir ücret almadığı için iş sözleşmesi ile çalıştığından bahsedilemeyeceğini, müfettiş raporunun tek taraflı, bağlayıcılığı olmayan bir rapor olduğunu, tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde Kurumun işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 5510 sayılı Yasanın gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgisine başvurularak ve tüm deliller toplandıktan sonra deliller takdir edilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, Kurumun davada davalı sıfatı olmadığından aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.