Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1650 E. 2025/7694 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1650
Karar No
2025/7694
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2024/54 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı Kurumun... sicil numarası ile (SSK) sigortalısı olmuş ise de Kurum tarafından bu sürelerin kabul edilmediğini, 01.07.1972 tarihinde İstanbul'da birçok köylüsü ile beraber gittiği işyerinde çalıştığını, ancak yapılan çalışmanın davacıya ait olmadığı iddiası ile davalı Kurumun kabul etmediğini... sicil numaralı hizmet belgesinde 744 gün gözüken hizmetin davacıya ait olduğu belirtilerek; 01.07.1972 tarihinde 3. ve 4. dönemde 90'ar gün, 1973/1,2,3 ve 4. dönemlerde 90'ar gün, 1974/1 ve 2. dönemlerde 90'ar gün, 3. dönemde 24 gün olmak üzere toplam 744 gün sigorta süresinin davacı ...'ye ait olduğunun tespiti ile aykırı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile davanın kabulü ile ... sigorta sicil numarası ile ...numaralı işyerinden 01.07.1972 tarihinde 3. ve 4. dönemde 90'ar gün, 1973/1, 2, 3 ve 4. dönemlerde 90'ar gün, 1974/1 ve 2. dönemlerde 90'ar gün, 3. dönemde 24 gün olmak üzere toplam 744 prim gününün davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; " Eldeki davada ...nolu işyerinden bildirilen 744 günün davacıya ait olup olmadığının tespiti bakımından, öncelikle hizmetin hangi sebeple davacıya mal edilmediği Kurumdan sorulmalı, işyerinden verilen dönem bordrolarında adı geçen bordro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, bulunamadığı takdirde bu kez komşu işyeri tanıkları tespit edilip beyanlarına başvurulmalı, gerektiğinde sigortalı işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırılmalı, bildirge üzerinde fotoğraf bulunması durumunda davacının fotoğraftaki kişi olup olmadığı tanıklardan sorulmalı, toplanacak delillere göre karar verilmelidir. " denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait iki farklı sigorta sicil numarası bulunduğu, bunların birleştirilmeyip Kurumca uyuşmazlık çıkartılmış ise de dava devam ederken somut olayda, dava konusu hizmetlerin davacıya ait olduğu Kurum tarafından kabul edilerek davacının sicil numarasına aktarıldığı, bu itibarla dava konusuz kaldığından dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça uyuşmazlık çıkartılarak dava açılmasına sebebiyet verildiğinden davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, dava konusu uyuşmazlıkta ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davacı yararına Mahkemece hesaplanan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesine karar verilerek, dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık aidiyet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1650, K. 2025/7694, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-1650-e-2025-7694-k-6e966dcf5dcc