Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16103 E. 2026/5177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16103
- Karar No
- 2026/5177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/845 E., 2025/1787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/477 E., 2025/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, kadroya geçtikten sonra ve halen büro yönetim elemanı /personeli olarak çalıştırılıyor olması nedeniyle fiili olarak icra ettiği işe göre meslek kodunun tespitine yönelik olduğunu, müvekkilinin, davalı Kurumda hiçbir zaman temizlik görevlisi olarak çalışmamış, hep büro yönetim elemanı olarak istihdam edildiğini, müvekkilinin büro yönetimi mezunu olduğunu, işletme fakültesi son sınıfta olduğunu, bu seviyede ... ve donanımı olan bir personelin işe alınırken temizlik işinde kullanılmayacağının açık olduğunu, davalı kurumda temizlik işlerini yaptırmak için alınan ve halihazırda temizlik işi yapan yeteri sayıda temizlik personelinin bulunduğunu, müvekkilinin meslek kodunun büro yönetim elemanı olarak düzeltilmesi için defalarca Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne talepte bulunmuş ise de davalı Kurum, meslek kodlarını müvekkilin fiili olarak yaptıkları göreve /işe uygun olarak düzeltilmediğini, halen 9112.06 no.lu kod üzerinden temizlik işçisi olarak bildirilen müvekkilin, meslek adı ve kodunun, fiili olarak ifa ettiği büro yönetim elemanı görevine uygun olarak 4110.08 koduyla görev yapan büro yönetim elemanı olduğunun tespitine, yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılmasına yönelik karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemi öncesinde temizlik işçisi olarak hizmet alımı yapılan davacının meslek adı ve kodunun sürekli işçi kadrosuna geçirilirken de temizlik işçisi olarak bildirilmesinin yasa gereği olduğunu, büro personeli alımının hizmet alım sözleşmesi kapsamında olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, davanın süresinde de açılmadığını, dava açma süresinin zaman aşımına uğradığını, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemleri için öngörülen itiraz sürelerinin dolduğunu, davacının bu süreçte meslek kodu ve unvanına itiraz etmediğini, kendi rızası dahilinde bu durumları bilerek kadroya geçtiğini, 696 sayılı KHK'nın amir hükümleri ve sair mevzuat doğrultusunda taşeron işveren nezdinde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütme amacıyla kadroya geçiş sağlandığını, bu hizmetler dışındaki kadroya geçişin mümkün olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararıın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Kurum işleminin iptali istemli iş bu davada; ...'nın usulüne uygun şekilde davaya katılımının sağlanması gerekir. Meslek kodunun düzeltilmesi talepli eldeki davada, meslek kodlarının 2018 yılı itibariyle zorunlu hale gelmesi ile ...'nın davada yer almasında hukuki yarar bulunduğunun anlaşılması karşısında Kurumun (...) HMK. md. 124 gereği davaya katılımının sağlanması gerekirken, Kurumun davaya katılımı sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenemeksizin BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler; ..., ..., ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 21.04.2026 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesi istemine ilişkindir. Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ISCO-88 (International Standard Classification of Occupational) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır. İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.20 16... sayılı Kanunun 51. maddesi ile “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevindedir. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumu da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolayısıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan prim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başka bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Somut olayda davacı, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, ... kadrosuna 696 sayılı KHK kapsamında girdiğini, kadroya temizlik işçisi olarak geçirilmiş ise de; hiçbir zaman temizlik işinde çalışmadığını, vasıflı eleman olarak büro yönetimi personeli olarak çalıştığını, buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olup, tamamen iş hukukundan kaynaklanmaktadır. Davacının talebinin yaptığı işe uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesi olduğu, eksik prime esas kazanç ve hizmet bildirilme, fiili hizmet zammından yararlandırılmama gibi sosyal güvenlik hakkına ilişkin bir uyuşmazlığın da bulunmaması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan iş bu davanın sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili olduğu kabul edilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna da davanın yöneltilmesi gerektiğine yönelik bozma kararına bu nedenle katılamıyorum.