Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16059 E. 2025/16157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16059
- Karar No
- 2025/16157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E., 2025/156 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ...'a ait ... işyeri sicil numuralı ... Mahallesi 20. sokak 307 93... parsel .../... adresinde bulunan inşaatında ve diğer inşaatında yaşlılık aylığına hak kazandığı 10.08.2009 tarihine kadar çalıştığını, davalı Kurum tarafından bu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını; Kurum tarafından ... Sosyal Güvenlik Merkezine 25.04.2018 tarihli yazısı eki 28.01.2014 tarih ... sayılı Denetmen Raporunda ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 02.03.20 09... .12.2009 tarihleri arasında yapılan sigortalı bildirimlerin iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının 02.03.2009-10.08.2009 tarihleri arasındaki toplam 159 günlük hizmetinin iptal edildiğini ve yaşlılık aylıklarının bağlandığı tarihten itibaren kesilerek ödenen yaşlılık aylıklarının borç çıkarıldığını, davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığını, davalı Kurum tarafından iş yerinin kapatılmasından yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra düzenlenen denetim raporu ile davacının hizmetlerinin iptal edilmesi işleminin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davacının 02.03.2009-10.08.2009 tarihleri arası 159 gün hizmet bildiriminin toplam gün sayısından düşülmesi ile 2...8 tahsis numarası ile almakta olduğu aylığının iptal edilmesine ilişkin kararın iptali ile davacının yaşlılık aylığının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili; ... 19. İcra Müdürlüğünün 2019/8238 sayılı dosyası ile davalı hakkında yersiz ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin Kurum denetim elemanı raporuna dayandığını beyan ederek yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2022 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacı tanığı ...'ın, işveren ...'ın babası olması ve elde edilecek sonuçtan menfaatinin olması, ayrıca bu tanığın da aynı işyerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle tanıklığına itibar edilmediği, beyanı alınan kamu tanığı ...'ın davacıyı tanımadığına ilişkin beyanı, dinlenen kamu tanığı ..., kamu tanığı ... ve kamu tanığı ...'nun ne davacıyı ne de dava dışı ...'ı tanımadıklarına ilişkin beyanları, davacı tanığı ...'in dava dışı ... ünvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği, davacının hizmetlerinin iptal edildiği dönemde dava dışı ... unvanlı iş yerinde fiili olarak çalıştığının ispatlanamadığı, tanık ...'in ise ne komşu iş yeri tanığı ne de bordro tanığı olduğu bu nedenlerle bu tanık beyanları da hükme esas alınmamış ve davacının ... unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair Kurum işleminin ve Kurumca birleşen dosya davalısına ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin yerinde olduğu, boçlunun itirazında haksız olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise takibe konu alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmediği gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalının ... 19. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı-davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile davacı-davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı-davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, dava dışı ... ünvanlı işyerinden 02.03.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptali üzerine yaşlılık aylığının kesildiğini ve tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki iptal edilen dönemde anılan işyerinde bilfiil çalıştığını belirterek, hakkında tesis edilen işlemin iptali ile iptal edilen çalışma sürelerinin geçerliliğinin tespitine ve Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın redine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Somut olayda, Mahkemece davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden ve dava konusu dönem içerisinde davacı çalışmalarını Kuruma bildiren işverenden getirtilmeli, davalı Kurumca sigortalılığı iptal edilmeyen ve geçerli, fiili çalışmasının olduğu kabul edilen kimselerin varlığı araştırılarak, bu kişilerin beyanlarına başvurulmalı, ilgili Belediyeden inşaata ilişkin ruhsatlar ve birleşen icra takip dosyası ilgili İcra Müdürlüğünden getirtilerek böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. .... " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tanık ...'in dava dışı işveren ... ünvanlı iş yerinden Kuruma bildirilen 02.03.2009- 10.08.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin Kurum tarafından iptal edildiği, tanığın ... 16.İş Mahkemesinin 2018/334 Esas sayılı dosyası ile bu hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığı gerekçesiyle Kurum işleminin iptali için dava açtığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde tanık ...'in hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onanarak kesinleştiği, tanık ...'in yukarıda alıntılanan beyanında davacıyla birlikte 2009/3- 12. ayları arasında birlikte çalıştıklarını beyan ettiği, davacının da aynı iş yerinden Kuruma bildirilen 02.03.2009- 10.08.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edildiği, tanık ...'in de bu tarihler arasında çalıştığının Mahkeme kararıyla sabit hale geldiği, bu itibarla tanık ...'in beyanları gözetilerek davacının hizmetlerinin ve aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı, davacıya borç tahakkuku yapılması ve icra takibi başlatılmasına ilişkin işlemlerin yerinde olmadığı kanısına varılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı -davacı Kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada, davacının 02.03.20 09... .08.2009 tarihleri arasında bildirilen sigortalılık sürelerini ve yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı- davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.