Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15972 E. 2026/3502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15972
- Karar No
- 2026/3502
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1209 E., 2025/1309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/235 E., 2024/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 13.10.2020 tarihinde davalı şirkette inşaat teknikeri olarak çalışmaya başladığını ve 28.02.2023 tarihine kadar kesintisiz şekilde davalı yanında çalıştığını, müvekkilinin Mart 2023'te davalı tarafından işten çıkarıldığını ancak işe başladığı tarih olan 13.10.20 20... .10.2021 tarihleri arasında sigorta kaydının olmadığını belirterek bu tarihler arasındaki hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket 04.09.2020 tarihinde kurulmuş olmakla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Merkez Yapı Denetim Komisyonu tarafından izin belgesi verilerek onaylanmasının akabinde faaliyete geçtiğinden davacının hizmet tespit davasına konu etmiş olduğu tarih aralığında müvekkili şirket uhdesinde çalışmış olmasının hukuken ve fiilen mümkün bulunmadığını, davacı 13.10.2021-04.02.20 22... .08.2022-28.02.2023 tarihleri arasında inşaat tekniker elamanı olarak istihdam edildiğini ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının çalıştığını iddia ettiği dönemi hiç kontrol etmediğini iddia etmesinin olağan hayatın akışına aykırı olduğunu, işbu davada Kuruma başvurulmadan müvekkili aleyhine dava ikame edilemeyeceğini, Kuruma başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun işverence verilen bildirgeye göre işlem tesis ettiğinden müvekkili kurumun davaya konu olayda kusurunun bulunmadığını, kabul anlamı taşımamakla birlikte bir an için davanın kabulüne karar verilirse dahi kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine avukatlık ücretine ve yargı giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket 04.09.2020 tarihinde kurulmuş olmakla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Merkez Yapı Denetim Komisyonu tarafından izin belgesi verilerek onaylanmasının akabinde faaliyete geçtiğinden davacının hizmet tespit davasına konu etmiş olduğu tarih aralığında müvekkili şirket uhdesinde çalışmış olmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davacının 13.10.2020 tarihi ile 13.10.2021 tarihleri arasında müvekkiline ait olan işletmede sigortasız bir biçimde çalıştırıldığı iddialarının asılsız olduğunu davacının 13.10.2021-04.02.20 22... .08.2022-28.02.2023 tarihleri arasında inşaat tekniker elamanı olarak istihdam edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği dönemi hiç kontrol etmediğini iddia etmesinin olağan hayatın akışına aykırı olduğunu, iş bu davada kuruma başvurulmadan müvekkili aleyhine dava ikame edilemeyeceğini, Kuruma başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili Kurum işverence verilen bildirgeye göre işlem tesis ettiğinden müvekkili kurumun davaya konu olayda kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.