Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15442 E. 2026/5760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15442
- Karar No
- 2026/5760
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2946 E., 2025/1900 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/78 E., 2022/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden boşanmasına müteakip, davalı Kurumdan müteveffa babası ..’e ait aylığı almaya başladığını, asılsız bir ihbar nedeni ile babasından kalan maaşının Kurum tarafından kesildiğini, davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, eski eşinin boşanmanın gerçekleşmesinden sonra cezaevine girdiğini, bu durumun Adalet Bakanlığından sorulduğunda anlaşılacağını, davacının işlemin iptaline yönelik Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiğini, davacının eski eşi ile anlaşamaması üzerine boşandığını, boşanmasının gerçek bir boşanma olduğunu ileri sürerek, davalı Kurumca kesilen aylığın kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine devam edilmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum inceleme raporu ile davacının boşandığı eşi ile beraber yaşadığının tespit edildiğini belirterek, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum inceleme raporu, emniyet araştırma tutanakları, adres kayıtları, MEDULA kayıtları ve dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandıktan sonra çok sık adres değiştirdiği, velayetleri kendisine verilen çocukların yaşları gereği zorunlu ... ve öğretim durumları nazara alındığında, boşandıktan sonra 3 sene içerisinde 9 farklı adreste ikamet etmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, davacının adres hareketlerinin boşandığı eşi ile birlikte yaşadıklarının tespitini zorlaştırma-birlikte yaşamadıkları kanısı oluşturmaya yönelik olduğu, davacı ... ... ile eski eşi ...'nun boşandıkları tarihten ...'nun cezaevine girdiği 15.12.2014 tarihine kadar fiilen birlikte yaşadıkları sonuç ve kanaatine varıldığından davacının davasının reddi cihetine gidilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, eski eşinin boşanmanın gerçekleşmesinden sonra cezaevine girdiğini, boşanma akabinde davacının sık sık yurtdışına çıkmak durumunda kaldığını, Kurum incelemesine esas ihbarın asılsız olduğunu, dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık anlatımları ile davacının haklılığının ispatlandığını, Mahkeme tarafından salt kanaate dayalı olarak herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile yetim aylığının tekrar bağlanmasına ve kesilen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.