Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13919 E. 2026/5703 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13919
- Karar No
- 2026/5703
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1893 E., 2025/1771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/115 E., 2022/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nın 17.02.2017 tarihli iş kazasında hayatını kaybettiğini, kazanın davalı işverenlerin gerekli önlemleri almaması nedeni ile meydana geldiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve ... için 200.000 TL, çocuklardan ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 30.4.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini eş ... için 150.805,49 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... Tab. İns. Teks. ve Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile ... arasında ana kanalın bakım ve onarımı için hizmet alım sözleşmesinin 03.02.2017 tarihinde imzalandığını, kazanın 17.02.2017 tarihinde meydana geldiğini, müvekkiline isnat edilecek herhangi bir kusur yahut sorumluluk bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının somut bir olguya dayanmadığını, kazanın işçinin kendi kusur ve dikkatsizliğinden kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli 2021/115 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararıyla 1-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 150.805.49 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli 2022/1267 E., 2022/2218 K. kararıyla davalı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 1-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 150.805.49 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, 4- Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacılar vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece" mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının ve iş bu dosya kapsamında aldırılan kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle ile A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından önce İlk Derece Mahkemesi'nin 25.09.2019 tarihli 2017/ 94... /463 Karar sayılı kararına dayanak kılınan raporla belirlenen maddi tazminat tutarının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmemesi, davacılar vekilinin sadece manevi tazminat miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuş olması nedeniyle, davalı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek davacı eşin maddi zararının bu tutarla sınırlı kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, söz konusu usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan kusur raporunda davacıların murisine de %10 kusur verildiği hususu dikkate alınmaksızın davalıların %100 kusur oranına göre belirlenen ilk hesap raporuna itibar edilerek ve kusur tenzili yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi temyiz eden ... aleyhine sonuç yaratmış olmakla Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine 1-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 150.805.49 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine 4-Davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davacıların maddi zararının bilirkişi raporunun güncellenmesi ile birlikte arttığını, tarafına ıslah için süre verilmediğini, gerekçeli kararda maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla hüküm kurulması gerekirken bu hususun da atlandığını, maddi tazminatın eksik hesaplandığını, asgari ücret değişikliğinin usuli kazanılmış hak teşkil etmediğini, yeniden hesap raporu alınması talebinin reddedilmesi hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin olarak ceza davası, rücu dosyası ve iş bu dosya kapsamında yapılan kusur raporlarının birbirinden çok farklı olup, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, hesap raporuna karşı itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan her iki hesap raporu arasında afaki fark bulunduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.