Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13860 E. 2026/3878 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13860
- Karar No
- 2026/3878
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/539 E., 2025/1268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/357 E., 2024/524 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 11.04.2017 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .. ... Sanayi ve ... Anonim Şirketi vekili, kazada asli kusurlunun manlift kullanıcısı .. .. olduğunu, kazanın meydana geldiği şantiyede davalı şirketler tarafından her türlü güvenlik önleminin alındığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, sözleşme gereği tüm sorumluluğunun diğer davalı yüklenici şirkete ait olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın oluşumunda kusurun manlift kullanıcısı olan ...'ye ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, "1-Davanın maddi tazminat bakımından kısmen kabulü ile davacının sürekli iş göremezliği sebebiyle hesaplanan 1.352.418,81 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almaması, kaza sebebiyle davacı işçide oluşan maluliyet oranı hususları göz önüne alınarak takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, "davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 27.12.2024 tarih, 2017/357 Esas - 2024/524 Karar sayılı kararının, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının sürekli iş göremezliği sebebiyle hesaplanan 1.690.523,52 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almaması, kaza sebebiyle davacı işçide oluşan maluliyet oranı hususları göz önüne alınarak taktir edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla, manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında olması nedeniyle davalı ... vekilinin ve davalı .. ... Sanayi ve ... Anonim Şirketi vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar temyiz edilmemiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri .. ... San. ve Tic. A.Ş vekili, davalının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, sahada elektrik bağlantısı yapmak üzere bulunduğunu, duvarın bağlantıları yapılmadığı için yıkıldığını ve bu konudaki sorumluluğun tamamen .. İnşaat'a ait olduğunu, davacıya hiç kusur atfedilmemesinin de kabul edilebilir olmadığını, keşif yapılmaksızın karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Raporunda tespit edilen maluliyet oranının yüksek olduğu, maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının hesaplama yöntemine ilişkin bir itirazı olmamasına rağmen dosyanın devamlı olarak asgari ücret değişikliği gerekçesiyle hesap bilirkişisine tevdii edildiğini ve her asgari ücret artışında yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir. ... İnşaat Tur. San. ve Tic. A.Ş vekili, talep tarihi itibariyle davanın arttırılan kısmının zamanaşımına uğradığını, davanın bedel arttırımına konu kısmının reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan Elektrik İşleri Yüklenici Sözleşmesine göre tüm sorumluluğun diğer davalı yüklenici ... ... San. ve Tic. A.Ş.'de olduğunu, hem davacının hem de kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ... ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin sigortalı işçisi olup,işin diğer davalıya anahtar teslimi verildiği, kazada müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını, kazanın manlift sürücüsü ...'nin binlerce metrekarelik alanda projesine uygun olarak gaz betondan yapılan ara bölmeyi görmeyip çarpması neticesinde geldiğini, bölmenin tavana kadar yapılmadığı iddia edilmişse de fabrika binasının 20 metre yüksekliğinde olup ara bölme duvarlarının tavana kadar örülmesinin mümkün olmadığı, davacı için öngörülen %41.2 lik maluliyet oranının gerçek durumu yansıtmadığı, pasif dönem hesabı yapılmaması, davacının emekli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, TRH 2010 göre hesaplama yönteminin ve tazminat miktarlarında hakkaniyet indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; 14.04.2023 tarihli hesap raporunda işlemiş dönem sonunun 31.12.2023 olarak esas alındığı, raporun davacıya 24.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesi vermediği, 20.06.2023 tarihli celsede, celse arasında asgari ücret değişikliği olduğunu beyan ederek yeniden aktüerya bilirkişisinden rapor alınmasını talep ettiği, Mahkemece bundan sonra rapora esas alınan unsurlara her hangi bir itiraz bulunmadığı halde güncellenen asgari ücrete göre ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk Devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, davacının 14.04.2023 tarihli hesap raporu ile belirlenen şekilde davacının 850.137.60 TL maddi zararı bulunduğunu kabul ederek karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.