Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13338 E. 2026/9985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13338
- Karar No
- 2026/9985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1655 E., 2025/2216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/178 E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kuruma çalışanın işten ayrılış tarihinin doğru bildirilmesine rağmen...ğüne sehven maddi hata sonucu yanlış bildirildiği, davalı İdare dışında başka bir kuruma yapılan bildirimdeki maddi hata nedeniyle sigortasız işçi çalıştırıldığından bahsedilemeyeceği, kesinleşmiş bir idari işlem bulunmaksızın kanun yolları beklenmeden asgari ücret desteğinin iptali ile geçmişe dönük tahsiline yönelik işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla 11.02.2018 tarihli 28209239 - 202.01.01-E.2296392 sayılı 40.566,06 TL asgari ücret desteğinin (teşvik) davacıdan tahsiline ilişkin idari işleme dayalı olarak davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı 40.566,06.TL'nin ödeme tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ...nün yazısına istinaden sigortasız çalışma tespit edildiğinden uygulanan para cezasının ve idari işlemlerin mevzuata uygun olduğu, para cezası tebliğ edildikten sonra düzeltme talebinde bulunulmasının basit bir maddi hata durumunun bulunmadığını gösterdiği, idare mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektiren bir durumun olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... aşamalardaki beyanında özetle; davalı işyerinde 20 yılı aşkın süre ile çalıştığını, 18 Haziran 2018 tarihinde davalı işyerinden ayrıldığını, çıkış işlemlerin işyeri tarafından yerine getirildiği için ne şekilde gerçekleştirildiğini bilmediğini, ancak kendisi işyerinden 18 Haziran tarihinde ayrıldığından emin olduğunu beyan etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; asgari ücret desteğinin tahsiline yönelik davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen 11.02.2019 tarih, 28209239 - 202.01.01 -E.2296392 sayılı işlemi gereği davacı tarafından ödenen 40.566,06 TL'nin ödeme tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; resmi kurum yazısı uyarınca davacı şirkete ait iş yerinde sigortasız işçi çalıştırıldığının tespit edildiği, bu tespit nedeniyle 5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanan Hazine desteğinin iptal edilerek prim ihtarı çıkartılmasının mevzuata uygun olduğu ve sonradan sunulan düzeltme yazısının soyut beyana dayandığı için kanıtlayıcı yönünün bulunmadığı iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptali ile fark primlerin iadesine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.