Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12655 E. 2025/15933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12655
Karar No
2025/15933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/833 E., 2025/112 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti.'ye ait, ... Mahallesi ... Caddesi No:2 ... - ... / ... adresindeki, ... Tıp Merkezi'nin Diş Polikliniği bölümünün işletmesini alan ... Kliğini işletmecisi ... adlı kişi yanında işe alındığını ve 17.10.2018 - 17.11.2018 tarihleri arasında, davalı işverenlik nezdinde bilfiil çalışmasına rağmen, sigortasının yapılmadığını belirterek; davalı işverenlik nezdinde gerçekleşen çalışma sürelerinin tespitine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Diş Sağlığı Merkezi olduğunu, davacı ile bir kaç kez iş görüşmesi yapılarak, "diş hekimliği asistanı" olarak işe alındığını, davacının müvekkili şirkette 01.11.2018 tarihinde işe başladığını ve 18.11.2018 tarihinde haklı olarak iş akdinin feshedildiğini, davacının 01.11.2018 - 18.11.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarına yönelik sigortasının da yapıldığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği/dava konusu yaptığı, dönem bordrolarının verilmemesi dolayısıyla sigortalılık süresinin tespitinin yapılamaması durumunun, davalı işverenin ihmaliyle alakalı olduğunu, davalı işverenin SGK'ya bildirim yapmamış olması iddiasında, müvekkili Kurumu, sigortalılığın tespitine zorlayacak bir durum olmadığı gibi, müvekkili Kuruma yüklenecek bir sorumluğun da bulunmadığını, beyanla; davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/443 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararının süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... davacıya ...’deki davalı işyeri adresinin ne olduğu da sorularak bu işyerinin işyeri tescil bilgileri, dönem bordroları getirtilmeli, resen seçilecek bordro tanıkları dinlenmeli, komşu işyeri çalışanları veya bu işyerlerinden bordroya geçmiş çalışanlar yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmektedir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada dinlenen tanık beyanları yetersiz olup, çelişkili ifadelerde bulunduğunu, eksik ve hatalı inceleme neticesinde çelişkili tanık beyanları mesnet alınarak hüküm tesis edildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ikrarı, huzurda dinlenen tüm tanıkları yok sayarak, komşu olmayan davacı tanığın beyanı ve içeriğinde herhangi bir tespit olmayan bilirkişi raporunun esasa alarak davacının 17.10.2018- 31.10.2018 tarihleri arasında çalıştığına haksız olarak karar verildiğini, davacının kötü niyetle işsizlik sigortası almak için Kurumu zarara uğratmak istemesi, kendi iddailarını çürüten ikrarı, tüm dinlenen tanık beyanları gözönüne alınarak Mahkemenin kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12655, K. 2025/15933, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12655-e-2025-15933-k-0f88cfab35d0