Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12531 E. 2026/2392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12531
Karar No
2026/2392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/362 E., 2025/976 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/154 E., 2023/380 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili; davacının dava dışı işveren bünyesinde 06.01.1999 tarihinde bir gün çalıştığının, 06.01.1999 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespiti ile Kurum kayıtlarına işlenmesine ve davacının ödenmeyen sigorta primlerinin işveren tarafından davalı ... Kurumuna ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davacının, Kurum kayıtlarına intikal etmiş sigortalı işe giriş bildirgesi, davacı tarafından ödenmiş prim ile sair çalışmaya dair belge intikal etmediğini, bu suretle Kuruma kayıt ve tescili bulunmadığını belirterek davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili,davacının müvekkil 06.01.1999 tarihinde dava dışı işyerinde çalışmaya başladığını, çalışmaları kapsamında dava dışı işveren tarafından geç bildirim yapıldığını, hak düşürücü süre söz konusu olmadığını, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıdaki yazılı harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12531, K. 2026/2392, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12531-e-2026-2392-k-3600523095fe