Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12142 E. 2025/16189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12142
Karar No
2025/16189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/798 E., 2025/1110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/72 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.11.1993 tarihinden 25.09.2005 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile davalı şirkette katip olarak işe başladığını, davalının ihbar önellerine uymadan iş akdini feshettiğini belirterek davacının hizmet süresinin tespiti ile eksik bildirilen prime esas ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.10.2010 tarih ve 2009/391 Esas-2010/375 Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verildiği, hükmün temyiz edildiği, kararın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2011/4556 Esas-2011/3864 Karar sayılı ve 26/04/2011 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, davacı vekiline bu ilamın 06.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince akabinde karar düzeltme talebinde bulunulduğu, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2011/13930 Esas-2012/3006 Karar sayılı ilam ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yetkisizlik kararının verildiği ve Yargıtay incelemesinden onanarak geçtiği tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 193 md. yasal düzenlemeler kapsamında HUMK 193. madde "Davacı, iptaline karar verilen dilekçenin yerine yeni bir dilekçe düzenleyip vermek zorundadır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. (Değişik üçüncü fıkra: 26.09.2004 – 5236/13 md.) Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır.” hükmünü amirdir düzenlemesi mevcut olup, yukarıda açıklanan tarihler ile de Yetkisizlik kararının onanmasına ilişkin kararın tebliğinden itibaren Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/2-634 Esas-2013/246 Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/2-610 Esas-2012/1 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere HUMK 193 md. öngörülen 10 günlük sürenin hak düşürücü süre özelliği ile maddede öngörülen 10 günlük hak düşürücü sürenin dolmasından uzun süre (yaklaşık olarak 12 yıl sonra) 20.02.2023 tarihinde davacı vekilince dilekçe ibraz edilmekle, bu kapsamda ilk yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren HUMK 193 md. açıklanan yasal düzenlemeye uygun şekilde yasada açıklanan 10 günlük süre içerisinde dilekçe verilerek veya çağrı kağıdı tebliğ ettirmek için başvuru yapılmadığı anlaşılmakla, yukarıda açıklanan ilgili madde hükümleri kapsamında İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmeler yerinde olmakla, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile karar tarihinin de değerlendirilmesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik itirazların istinaf sebepleri ile yapılan inceleme ile esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, her ne kadar karar düzeltme talebinde bulunulmuş ise de ilamda da belirtildiği üzere davanın niteliği gereği karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından "ret" karar verildiğini, yani asıl olarak ilk temyiz talebinin reddine ilişkin "26.04.2011" tarihli Yargıtay 21 HD. 2011/4556 E-2011/3864 K. sayılı kararı ile kararın kesinleştiğini, 6100 sayılı HMK 12.01.2011 tarihinde kabul edilmiş ise de 12.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava açılış tarih itibarı ile mülga 1086 sayılı HUMK’un geçerli olduğunu, yerleşmiş Yargıtay ve YHGK kararlarında da kabul edildiği üzere , ".... yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işlemi tamamlanmış ise yeni kural yürürlüğe girse dahi tamamlanmış işlem geçerli kalır...", dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği süreçte dosya Yargıtay aşamasında olduğundan ve bu tarih itibarı ile de 1086 sayılı HUMK hükümleri geçerli olacağından, HUMK madde 27 hükmünün uygulanacağını, "...Mahkeme vazifedar veya salahiyettar olmadığından dolayı dava arzuhalinin reddine karar verdiği takdirde arzuhali ve dava dosyasını ait olduğu mahkemeye gönderir ve yeniden harç alınmaz...." yani herhangi bir başvuru ve talep olmadan mahkemece dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesinin zaruri olduğunu, ayrıca müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de davanın açılmamış sayılması tarihi itibarı ile geçerli tarife üzerinden olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve vekalet ücretine ilişkin değerlendirmenin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12142, K. 2025/16189, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12142-e-2025-16189-k-e3b2841e3be4