Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10135 E. 2025/15237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10135
Karar No
2025/15237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/48 E., 2025/42 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Orman İşletme Müdürlüğünde mevsimlik işçi olarak 1984 yılında işe başladığını, sigorta girişinin 1987 yılında yapıldığını, yılda 6 ile 8 ay arasında olmak üzere 1999 yılına kadar her yıl çalıştığını, ancak davalı ... İşletme Müdürlüğünce müvekkilinin primlerini yılda ortalama 40 gün, 50 gün, 60 gün civarında olmak üzere eksik yatırıldığını, yatırılması gereken primler yılda en az 6 ay olması gerekirken çok az miktar sigortasının gösterildiğini, bu nedenle müvekkilinin sigortasının tam olarak yatırılmadığını, bu nedenle müvekkilinin hizmet akdine bağlı olarak 19 84... yılları arasında yılda en az 6 ay çalıştığının ve bildirilmeyen sigorta hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, 6831 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereği bazı işlerin civardaki köylerden ve kooperatiflerden temin edilen işçilerle yapıldığını, işin mutlaka 6 ay sürmesi gerekmediğini, 1 ayda da 3 ayda da bitebileceğini, müvekkilinin kamu kurumu olduğunu, kamu kurumlarında kayıt esasının geçerli olduğunu, davacının çalışma günü ve oranlı sigorta primlerinin gerçekleştirildiğini, kamu kurumlarında ödemelerin yazılı belge ile yapıldığını, yazılı belge karşısında tanık beyanına itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, diğer taraftan Kurumun davacı ile ilgili tesis ettiği tüm işlemlerinin yerinde olduğunu, açılan davanın yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli kararı ile 1984-1987 yılları arası için celp edilen orman işletme kayıtları ile SGK bordro kayıtlarından tespit edilen tanıkların dinlenilmesi neticesi söz konusu belgelerde davacının adının geçmediği ile beraber tanıkların beyanlarında davacının söz konusu yıllarda çalışmasına dair bilgilerinin bulunmadığını beyan ettikleri ve yapılan değerlendirme neticesinde talebin sübut bulmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kararı ile davacı ve fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu eldeki davada, davalı ... Müdürlüğüne bağlı ... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından sunulan kayıt ve belgelere göre davacının İşletme Müdürlüğü nezdinde 19 87... . dönemde 102 gün, 19 94... . dönemde ise 59 gün daha çalışması olup, söz konusu hizmetlerin davacıya ait Hizmet Döküm Cetvelinde yer almadığı, buna göre verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı ... Müdürlüğünden davacıya ait tüm kayıtlar yeniden sorularak yukarıda belirtilen 19 87... . dönemde 102 günlük, 19 94... . dönemde 59 günlük hizmetleri ile varsa tespit edilecek başka dönemlerdeki eksik bildirimleri belirlenip bütün deliller toplandıktan ve birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın; -19 87... . dönemine ait 20.05.1987 - 31.08.1987 tarihleri arasında 102 iş günü -19 93... . dönemine ait 03.05.1993 - 14.05.1993 tarih aralığında 12 iş günü -19 94... . dönemine ait 25.06.1994 - 25.08.1994 tarih aralığında 59 iş günü olmak üzere toplam 173 iş günü sigortalı hizmetlerinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının kabul edilen hizmet süreleri yönünden müvekkili idarenin İşletme Müdürlüğü tarafından, dönem bordroları düzenlenerek tahakkuk eden primlerin de kuruma yatırıldığını, Kuruma bildirilen çalışma sürelerinin neden Kurum kayıtlarında yer almadığına dair bilgi ve kusurlarının bulunmadığını, Kurumun kendi çalışma prensibi içerisinde kayıtların eksik ve hatalı tutulması karşısında müvekkili İdarenin davacı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri ödemeye mahkum edilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini ve buna göre Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı ... nezdinde ... yılları arasında yılda en az 6 ay çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı ... Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 33. maddesinde Genel Müdürlüğün 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan harçlardan muaf olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, davalı ...'nün harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin yargılama giderleri arasında olan harcın davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulması yerinde değildir Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı ... ve feri müdahil Kurum vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı ... ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalı ... İdaresinden alınarak Hazineye irad kaydına" cümlesinin silinmesine, yerine "Davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına", (4) numaralı bendinde yer alan "Davacı tarafından başlangıçta peşin yatırılan 427,60-TL harcın davalı ... İdaresinden alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin silinmesine, yerine "Davacı tarafın peşin yatırdığı 427,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10135, K. 2025/15237, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10135-e-2025-15237-k-03308f42639f