Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9982 E. 2024/8912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9982
- Karar No
- 2024/8912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/751 E., 2024/202 K KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait "otobüs ile yolcu nakliyatı" işyerinde davalı Kurumca eksik işçilik bildirildiği gerekçesiyle çıkarılan 29.11.2007 tarihli ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2009 tarih ve 2007/1059 - 2009/182 E.K. sayılı kararıyla; davacının aynı nedenle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptali için açtığı Konya 1. İdare Mahkemesinin 2007/1140 Esas nolu dosyasında görülen davada; İdare Mahkemesince verilen 04.06.2008 tarihli karar ile davacıya ait işyerinde sigortalı çalıştırıp Kuruma bildirmediğinin somut olarak tespit edilemediği gerekçesiyle idari para cezasının iptaline karar verildiği, bu kararın Konya Bölge İdare Mahkemesince onanmak suretiyle kesinleştiği, bu karar ile davacının işyerinde eksik işçi çalıştırmadığının saptanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. 21 Hukuk (Kapatılan ) Dairesinin 19.10.2010 tarih ve 2010/8132 - 2010/10174 E.K. sayılı kararı ile; işin esasına girilerek davacının Kurum İtiraz Komisyonunun 26.07.2007 tarihli 191 sayılı Kararının iptali için Konya İş Mahkemesine dava açıp açmadığını araştırmak, dava açmış ise bekletici mesele sayarak çıkacak sonuca göre bir karar vermek, dava açmadığının anlaşılması halinde ise dosyada bulunan Kurum sigorta müfettişi raporunda belirtilen ancak dosya içinde bulunmayan rapor ekleri özellikle Konya Terminal Müdürlüğünün dava konusu dönemle ilgili defter vs. kayıtları, davacıya ait işyeri ile ilgili tüm defter ve kayıtlar getirtilerek asgari işçiliği teknik usullerle hesaplamasını bilen bir hukukçu bilirkişi ile ilgili meslek odasından (otobüsle yolcu taşımacılığı) seçilecek iki bilirkişiden oluşturulacak heyete inceleme yaptırılarak rapor almak, bilirkişi raporunun Kurum müfettiş raporundan farklı olması halinde bilirkişilere bunun gerekçelerini açıklattırmak, verilen raporu dosyada bulunan belgelerle karşılaştırıp çıkacak sonuca göre bir karar vermek ve eksik işçiliğin yalnızca çalıştığı ancak işverence Kuruma bildirilmediği tespit edilen sigortalılar yönünden değil, işin bitiminden sonra da işyerine emsal işyerleri, işin nitelik kapsam ve kapasitesine göre de belirlenebileceği, ayrıca İdare Mahkemesi tarafından idari para cezasının iptali ile ilgili olarak verilen kararın bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı ve mahkemeyi bağlamayacağı belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Mahkemece 20.05.2019 tarih ve 2011/157-2019/408 E.K. sayılı karar ile kesin süre içerisinde gider avansınının Mahkeme veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairenin 08.03.2021 tarih ve 2020/5459-2021/2793 E.K. sayılı kararı ile Mahkemece verilen kesin sürenin usule uygun olmadığı anlaşıldığından, gerekli gider avansı miktarı belirtilip, yatırılmadığı takdirde sonuçlarını içerecek şekilde muhtıranın davacı vekiline tebliği sağlanıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek, hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Mahkemece 27.09.2022 tarih ve 2021/421-2022/818 E.K. sayılı karar ile, davacının Kurum İtiraz Komisyonunun 26.07.2007 tarihli 191 sayılı kararının iptali için açtığı dava dosyası bekletici mesele yapıldığı, Konya 1. İş Mahkemesinin 2018/737 Esas 2020/174 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, anılan karar ile SGK Konya İl Müdürlüğünün 26.06.2006 tarih ve 191 sayılı SGK Konya Sigorta il Müdürlüğü İPC İtiraz Komisyonu kararının kısmen iptaline, davacı ...'ın 570,68 TL asıl alacak, 467,35 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.038,03 TL borçlu olduğuna, davacının bakiye 2.595,62 TL prim ve 16.03.2007 tarihine kadar hesaplanan 1.929,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 4.525,55 TL borçlu olmadığının tespitine hükmedildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.02.2022 tarih, 2020/2878 Esas 2022/2343 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın onanarak kesinleştiği, anılan karar ile davacı ...'ın ... sicil numaralı işyeri ile ilgili olarak 2004/ 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12. aylarına ilişkin olarak davalı Kuruma bildirilen eksik işçiliğin tespit edildiği, 2018/737 Esas sayılı dava dosyası için alınan bilirkişi heyet raporunda da araçta bulunan iki kişinin araç kullanması ve kendi araçları olduğu için muavinlik yapmaları mümkün olduğundan 3. bir kişiyi çalıştırmalarına ihtiyaç bulunmadığından, davacının ... sicil numaralı işyeri ile ilgili olarak 2014/01-2014/12 döneme ilişkin eksik işçilik bildiriminin netleştiği, eksik işçilik bildirimi kesinleşmesi beklenen dava dosyası ile tespit edildiğinden aynı dönem için eksik işçilik tespiti söz konusu olamayacağından; davalı Kurum tarafından davacıya 6.669,65 TL asıl prim borcu ve 6.267,80 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.937,45 TL borç çıkaran Konya SGK İl Müdürlüğü’nün 29.11.2007 tarih ve 2007/19967 takip sayılı ödeme emrinin iptaline karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile Konya SGK İl Müdürlüğü’nün 29.11.2007 tarih ve 2007/19967 takip sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairenin 27.03.2023 tarih ve 2022/14501-2023/3199 E.K. sayılı kararı ile somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında, komisyon kararının iptaline ilişkin kesinleşen davaya dayanıldığı gerekçe gösterilmiş ise de, karara dayanak yapılan Konya 1. İş Mahkemesinin 2018/737 Esas 2020/174 Karar sayılı kararında kısmen kabul ve redde konu tutarlar gözetilmeksizin (anılan kararda davanın kısmen kabulüne, SGK Konya Sigorta İl Müdürlüğünün 26.06.2006 tarih ve 191 sayılı SGK Konya Sigorta İl Müdürlüğü İPC itiraz komisyonu kararının kısmen iptaline, davacının 570,68 TL asıl alacak, 467,35 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.038,03 TL borçlu olduğunun, davacının bakiye 2.595,62 TL prim ve 16.03.2007 tarihine kadar hesaplanan 1.929,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 4.525,55 TL borçlu olmadığının tespitine hükmedilmiştir) eldeki davaya konu ödeme emrinin tümden iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu, diğer taraftan iptali istenen 191 sayılı komisyon kararı ve onama ile kesinleşen Komisyon kararının iptaline ilişkin Konya 1. İş Mahkemesinin 2018/737 Esas 2020/174 Karar sayılı davasındaki noksan tahakkuk tutarının 2004/1-12 aylar dönemine ilişkin olduğu, eldeki ödeme emrinin iptali davasında ise, anılan dönemlerle birlikte 2005/8 ay Kurum alacağının da ödeme emrine konu olduğu ve dava edildiği anlaşıldığından, bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulü ile Konya SGK İl Müdürlüğünün 29.11.2007 tarih ve 2007/19967 takip sayılı ödeme emrinin kısmen iptaline, ödeme emrine konu borçtan; 2004/1-12 ayları arası döneme dair 570,68 TL asıl alacak ve 467,35 TL gecikme zammı tutarı ile, 2005/8 dönemine ait 327,42 TL asıl alacak ve 179,84 TL gecikme zammı tutarında borçlu bulunduğunun tespitine, toplam 898,10 TL asıl alacak ve 647,19 TL gecikme zammı üzerinden takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında eksik ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, nitekim Kurum denetmen raporu ile arasındaki çelişkilerin de giderilmediğini, sefer sayıları, süreleri, işin emsali ve niteliği dikkate alınmadan ve araştırılmadan hatalı bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 130 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 85/1 inci maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.