Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5058 E. 2024/9061 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5058
- Karar No
- 2024/9061
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2284 E., 2024/350 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/246 E., 2022/377 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum denetmenleri tarafından müvekkili şirkete ait işyerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen rapora istinaden işyerindeki sigortalılardan bazılarının prime esas kazançlarının eksik olarak bildirildiği, gerekçesiyle ek nitelikte Aylık Prim Hizmet Belgesi düzenlenmesinin talep edildiği, müvekkili şirket tarafından mezkur denetim raporuna süresi içresinde itiraz edilmesine rağmen davalı Kurum tarafından itirazın reddedildiği, bunun üzerine İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 2017/750 Esas sayılı dosyasında açılan davanın ise görevsizlik nedeniyle reddedildiği, müvekkili şirkete ait işyerinde çalışan sigortalıların prime esas kazançlarının esas kazançlarının eksik bildirilmesinin söz konusu olmadığı, Ek Nitelikte Aylık Prim Hizmet Belgesi düzenlenmesi talep edilen sigortalıların denetim memurlarına beyan ettikleri aylık net ücret ile davalı Kuruma bildirilen prime esas kazançların uyumlu olduğu, denetim raporunda adı geçen sigortalılardan ... ...ün 17.08.2015 tarihinde işe başlamasına rağmen 15 gün eksik prim bildiriminde bulunulduğu yönünde tespit yapıldığını ileri sürerek davalı Kurumun 18.10.2016 tarihli ve 5549490 varide sayılı yazısı ile talep edilen işlemin iptalin talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında, bulunduklarını, davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurumca yapılan denetim, alınan ifadeler ve Kurum kayıtlarında yapılan incelemede işyerinde çalışan ve denetim raporunda belirtilen kişilerin ücretlerinin Kuruma eksik bildirildiğinin sabit olduğunu, davacı şirketin denetmen raporundaki tespitlerin aksini gösterecek hiçbir delil sunmadığını, müvekkil Kurum denetmenlerince düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, denetmen raporunda çalışanlara nakit olarak yemek yardımı yapıldığının ve yapılan yardımların prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, denetmen raporundaki tespitin hukuka uygun ve yerinde olduğunu, işyeri çalışanlarından ... ... için 15 gün eksik bildirimde bulunulduğunun denetmen raporunda sabit olduğunu, davacı şirketin aksi yöndeki iddialarının reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celp edilen kayıtların tetkikinden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 2017/1617 Esas, 2017/2319 Karar sayılı 15.12.2017 günlü kararının 10.01.2018 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, huzurdaki davanın ise açılış tarihi 07.03.2018 tarihi olduğu dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun'un 85/1-3 üncü maddesinde belirtilen 1 aylık süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin, davalı Kurum işleminin iptaline yönelik yapmış olduğu başvurusunun 28.03.2017 tarihli E.1746283 sayılı komisyon kararı ile reddedildiğini, işbu belgede; "Yukarıda belirtilen sebeplere dayanılarak talep edilen Ek Aylık Prim Hizmet belge istemine itirazın reddine ve kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi'ne itiraz hakkı açık olduğu ünite itiraz komisyonumuzun 28.03.2017 tarihli toplantısından oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde belirtildiğini, davalı SGK'nın, hukuk mahkemesinde açılması gereken dava için idare mahkemesinde açılacağını belirterek taraflarına tebligat yaptığını, burada usulüne uygun bir tebligat olmadığı için 1 aylık dava açma süresinin başlamayacağını, İdare mahkemesinde dava açılmasının bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmayacağını, usulüne uygun bir tebligat olmadığı için 1 aylık hak düşürücü sürenin de başlamayacağını, Usule aykırı tebligat nedeniyle de davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 21. İş Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli, 2022/246 Esas - 2022/377 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline yönelik davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.