Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9728 E. 2024/8640 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9728
- Karar No
- 2024/8640
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/300 E., 2023/31 K. KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı .... Şti.'de 01.03.2000- 27.07.2010 tarihleri arasında, davalı ... Toprak Ltd. Şti.'de 28.07.2010-01.03.2012 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerlerinde herhangi bir sigortalı çalışmasının bildirilmediğini, mevcut yazılı belgeler karşısında tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, yine de tanık dinlenmesi halinde, tanık beyanlarının iş yeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davacının bir ekip ile birlikte çeşitli işyerlerinde hamal pozisyonunda iş yaptığını, davacının sürekli olarak işyerine bağlı olmadığını, şirkete ait tuğlaları bir ekip halinde yükleme işini yapan davacının çevrede bulunan diğer tuğla fabrikalarının da yükleme işini yaptığını, tuğla imali yapılan davalı şirkete ait işyerinin nitelik olarak mevsimlik işyeri olduğunu, bu bakımdan yılda 8-9 ay faaliyet gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ... Toprak cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.03.2016 tarih, 2014/760-2016/436 Esas- Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.04.2003 – 27.07.2010 tarihleri arasında davalı .... Şti.'de 1977 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1977 gününün davalı Kuruma bildirilmediği, davacının 28.07.2010 – 30.12.2011 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'de 393 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 393 gününün davalı Kuruma bildirilmediği, bildirilmeyen bu hizmetlerin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 12.08.2015 tarihli bilirkişi Eyyüp Turgut Koyuncu'nun raporunun karar eki sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum ile ... Toprak San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.02.2018 tarihli ve 2017/5456 Esas, 2018/507 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda; karar gerekçesinde ve kısa kararda davacının ... Toprak San. Tic. Ltd. Şti.'de 01.06.2001-27.07.2010 tarihleri arasında 2487 gün, ... İnş. Ltd. Şti.'de 27.07.2010 - 30.11.2011 tarihleri arasında 423 gün hizmet sözleşmesiyle çalıştığının tespit edildiği belirtildiği halde kararın hüküm kısmında davacının 01.04.2003 - 27.07.2010 tarihleri arasında davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'de 1977 gün, 28.07.2010 - 30.12.2011 tarihleri arasında davalı ... İnş. Ltd. Şti.'de 393 gün çalıştığının tespiti yönünde karar verildiği görülmekle, bu şekilde hüküm kurulması kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin usul ve kanun hükümlerine aykırıdır.
Dosyada yapılan incelemede; davalı işyerlerinin tuğla üretimi işini yaptıkları, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinde davacı ile şirket arasında bağımlı ve sürekli bir ilişki bulunmadığını, davacının tuğla almaya gelen alıcılar adına tuğla taşıma işini yaptığını ve ücretini yüklenecek tuğla sayısı üzerinden alıcıdan aldığını, davacının kendi nam ve hesabına hamallık yapmak suretiyle bağımsız çalıştığını, işyerinin mevsimlik işyeri olduğu ve her yıl nisan - ekim ayları arasında faaliyet gösterdiğini iddia ettiği, dinlenen tanıklar Mehmet Gül ile Nusret Ayaz'ın ise davacının fabrikanın işçisi olduğu, serbest hamal olmadığı, ücretlerini günlük yükledikleri tuğlaya göre hesaplanarak ay sonunda ödendiği, 12. aydan sonra hava şartlarına göre yaklaşık kırk gün fabrikada çalışılmadığı ancak stoktaki mallar için 2 ekip halinde davacıların birer gün ara ile gelip çalıştıkları yönünde beyanda bulundukları, davacı 22.11.1999-22.05.2001 tarihleri arasında askerlik yaptığından Mahkemece terhis tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2001 tarihinde çalışmaya başladığı ve mevsimsel çalışma yapıldığından her yıl ocak, şubat, mart aylarında çalışılmadığı kabul edilerek karar verildiği tespit edilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece dava konusu döneme ilişkin işyeri bordroları dosya arasına celp edilerek re'sen tespit edilecek bordro tanıkları dinlenilmeli, işyerindeki çalışmanın mevsimsel olup olmadığı, mevsimsel ise hangi aylar arasında çalışıldığı, davacıya işyerindeki çalışmasının mahiyeti açıklattırılmak suretiyle, işyerinde asıl olarak tuğla üretim işi yapıldığından davacının üretim bölümünde çalışmasının olup olmadığı, yoksa sadece tuğla taşıma işi mi yaptığı tespit edilmeli, davalı işyeri çevresinde aynı işi yapmakta olan işyerlerinden tuğla taşıma işinde çalışma usulünün nasıl olduğu yönünde ve davacının diğer işyerlerinde bu şekilde bir çalışmasının olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak bu bağlamda davacının piyasa hamalı olup olmadığı belirlenmeli, işyerinden sigortalı olarak bildirilen işçilerin işyerindeki çalışma konumları incelenerek taşıma işinde çalışan işçilerden sigortalı gösterilenlerin olup olmadığı tespit edilmeli, davacının çalışmasının gerçekliği ve hizmet akdine dayalı sürekli, bağımlı çalışmanın varlığı tereddütsüz bir şekilde ortaya konularak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile kolluk tarafından Mahkemeye hitaben yazılan cevabi yazıda şirketin ilk olarak 1990-1991 yılları arasında ... Tuğla Fabrikası olarak faaliyete başladığı, daha sonraki yıllarda ... ve ... olarak isim değişikliğinin yapıldığı, fabrikanın 2016 yılında faaliyetine son verdiği ve 2 yıl kadar kapalı kaldığı, devamında davalı şirketler ile ilgisi olmayan şirketler tarafından ... Tuğla Fabrikası ismi ile 1 yıl kadar faaliyet gösterdiği, fabrikanın tespit tarihi itibariyle kapalı olduğu ve şu an yıkım aşamasında olduğu, işverene bağlı olmaksızın çalışan piyasa hamallarının bulunduğu, tuğla taşıma işinin mart-kasım ayları arasında gerçekleştiği, hafta sonları da taşıma işinin olduğu belirtilmiş, şirketin faaliyet gösterdiği sahanın basit krokisi dosyaya eklenmiş, davalı şirketin su tüketimini gösterir kayıtların celbi için DİSKİ'ye yazılan müzekkereye verilen cevabi müzekkerede şirketin yalnızca şehir merkezinde bulunan işletme merkezinin yıllara göre su tüketimine dair kayıtlarının mevcut olduğu görülmekle, işbu kayıtların uyuşmazlığın çözümüne fayda sağlamayacağı anlaşıldığından bahse konu belgelere itibar edilmemiş, davalı şirketin elektrik tüketimini gösterir kayıtların celbi için DEDAŞ'a yazılan müzekkereye verilen cevabi müzekkerede kayıtları istenenen abonenin abone/sayaç kaydının bildirilmesinin gerektiği belirtildiğinden ve halihazırda şirket abone kaydının tespiti mümkün olmadığından şirketin elektrik tüketim kaydına ulaşılamamış, davalı şirketlerin kapasite raporlarının celbi adına Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ekinde şirkete ait yalnızca 28.04.2011 tarihli kapasite raporunun gönderildiği görülmüş olup, metalurji mühendisi tarafından tanzim olunan kapasite raporunun incelenmesinde şirketin yılda 8 ay, günde 8 saat çalışabileceği varsayılarak rapor tanzim edildiği görülmüş, davalı şirketlerin kar-zarar tablolarının celbi adına Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda şirketlerin kar-zarar tablolarının Oda bünyesinde olmadığı belirtilmiş, Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazı ekinde şirketin yıllara göre vergi kayıtlarının gönderildiği, Yargıtay bozma ilamında her ne kadar "davalı işyerlerine ait ihtilaf konusu dönem puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları, hasta sevk kağıtları, yaptığı işe göre davacının isim ve imzasını taşıyan fatura ve benzeri her türlü belge getirtilmeli; ilgili meslek/ticaret odasından davalı işyerlerine ait kapasite raporu celbedilmeli, tüm vergi beyannameleri (gerektiğinde keşif yapılarak tespit edilecek) işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları, ciro, elektrik, su tüketimi ve her türlü veri gözetilmek suretiyle çalışması gereken sigortalı sayısı, gerektiğinde alanında uzman ilgili meslek mensubu, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak..." değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; bozma sonrasında görülen yargılamada Mahkemece yapılan araştırmada şirketin elektrik ve su tüketimine dair kayıtları ile şirketin kar-zarar tablolarına ulaşılamadığı, kapasite raporunun yalnızca ... Toprak Ltd. Şti. ile ilgili ve 2011 yılına dair veri içerdiği, adı geçen şirketin daha önce tasfiye edilip sonradan Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile ihya edildiği, fabrika sahasının hali hazırda yıkım aşamasında olduğu, kapasite raporu ile fiili durumun karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle mali müşavir ve alanında uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını gerektirir yeterli verinin bulunmadığı görülmekle, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde mali müşavir ve alanında uzman bilirkişi incelemesine gidilememiş, dosya sosyal güvenlik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkeme işbu dosya ile emsal mahiyette olan yine Mahkemenin 2013/697 E. sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararın incelenmesinde tuğla işinin sezonluk iş olarak kabul edildiği, sezonun ise yıllara göre 1 mart-31 ekim tarihleri arasında olduğunun kabul edildiği, Mahkeme dosyasında yapılan değerlendirmede bölgenin mevsim şartları, tanıkların işin sezonluk olduğu yönündeki beyanları ve emsal Mahkeme kararı dikkate alındığında tuğla işi sezonunun fiiliyatta 1 mart-31 ekim tarihleri arasında olduğu, Mahkeme dosyasında bozma öncesinde verilen kararın incelenmesinde tuğla işi sezonunun yıllara göre başlangıç tarihinin 1 nisan olarak kabul edildiği ve bu şekilde hüküm tesis edildiği, Mahkemece verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmediği ve mevsim başlangıç tarihi yönünden (1 nisan tarihi açısından) davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, usuli kazanılmış hakka riayet ederek eldeki dosyada yıllara göre tuğla işinin sezonluk olarak 1 nisan-31 ekim tarihleri arasında icra edildiğinin kabulü ile değerlendirme yapılmış, bilirkişi ek raporundan bu yönüyle ayrılındığı, Mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne; davacının; davalı .... Şti. Bünyesinde, - 01.04.2003-31.10.2003 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2004-31.10.2004 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2005-31.10.2005 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2006-31.10.2006 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2008-31.10.2008 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2009-31.10.2009 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2010-27.07.2010 tarihleri arasında 117 gün, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. bünyesinde -28.07.2010-31.10.2010 tarihleri arasında 93 gün, -01.04.2011-31.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, olmak üzere toplam 1890 gün çalıştığı ile bildirilmeyen bu hizmetlerin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; çalışmanın sürekli olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 428, 438, 439 uncu maddeleri 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3. Değerlendirme Eldeki davada, davacının davalı .... Şti.'de 01.03.2000- 27.07.2010 tarihleri arasında, davalı ... Toprak Ltd. Şti.'de 28.07.2010-01.03.2012 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitinin talep edildiği, Mahkemece de davanın kısmen kabulü ile davacının; davalı .... Şti. Bünyesinde, - 01.04.2003-31.10.2003 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2004-31.10.2004 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2005-31.10.2005 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2006-31.10.2006 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2008-31.10.2008 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2009-31.10.2009 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2010-27.07.2010 tarihleri arasında 117 gün, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. bünyesinde -28.07.2010-31.10.2010 tarihleri arasında 93 gün, -01.04.2011-31.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, olmak üzere toplam 1890 gün çalıştığı ile bildirilmeyen bu hizmetlerin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Davacının 22.11.1999 - 22.05.2001 tarihleri arasında askerlik yaptığından Mahkemece terhis tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2001 tarihinde çalışmaya başladığı ve mevsimsel çalışma yapıldığının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında 01.04.2003 tarihinin başlangıç olarak belirtilmesi ve 01.06.2001-31.10.2001 tarihleri arasının 170 gün olarak belirtilmesi bozma sebebidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 ... maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkeme kararında hükmün 1 ve 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine, “davacının davasının kısmen kabulüne, davacının, davalı .... Şti. Bünyesinde, - 01.06.2001-31.10.2001 tarihleri arasında 150 gün, - 01.04.2002-31.10.2002 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2003-31.10.2003 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2004-31.10.2004 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2005-31.10.2005 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2006-31.10.2006 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2008-31.10.2008 tarihleri arasında 210 gün,- 01.04.2009-31.10.2009 tarihleri arasında 210 gün, - 01.04.2010-27.07.2010 tarihleri arasında 117 gün, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. bünyesinde - 28.07.2010-31.10.2010 tarihleri arasında 93 gün, - 01.04.2011-31.10.2011tarihleri arasında 210 gün, olmak üzere toplam 2250 gün çalıştığı ile bildirilmeyen bu hizmetlerin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.