Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9654 E. 2024/8718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9654
Karar No
2024/8718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/193 E., 2024/70 K KARAR : Davanını Kabulüne Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’e ait ... plakalı aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda Kurumun ... sicil numarasında işlem gören ...’ya ait araçta çalışan ... sigorta sicil numaralı ...’nın vefat ettiğini, anılan kazanın 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi kapsamında bir iş kazası olduğu, bu zararlandırıcı olay nedeni ile Kurum tarafından ölenin hak sahiplerine 58.181,72-TL tahsiste bulunulduğunu, kazada tam kusurlu bulunan ...’in aracının ... Sigorta tarafından sigortalandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup şimdilik zararın %50’sine tekabül eden 29.090,86 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili tarafınıdan Mahkemeye ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’in borca batık vefat ettiğini, TMK ve Yargıtay uygulamasına göre murisin aczinin açıkça belli olduğu durumlarda mirasın reddedilmiş sayılması gerektiğini, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, anılan trafik kazasının iş kazası olması nedeniyle murisin işvereninin de davalı gösterilmesi gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, tazminatın fahiş olduğunu, diğer davalı ... tarafından zaten tazminat olarak ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2009/544 E. 2016/325 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 58.181,72- TL. P.S.D.G.'nin, talep doğrultusunda 29.090,86-TL'sinin tahsis onay tarihi olan 20/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş. açısıından poliçe bakiye limiti olan 13.731,00-TL ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, davacının Fazlaya İlişkin Haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 25.06.2018 tarihli, 2016/6689 Esas, 2018/5970 Karar sayılı ilamında; davalı gerçek kişilerin murisinin terekesinin borca batık olduğunu defi yolu ile ileri sürdükleri anlaşılmakla, iddianın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için davalılar murisinin öldüğü tarihte malvarlığı bulunup bulunmadığı ve mirasın kabulü iradesini yansıtacak olguların varlığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 58.181,72 TL PSD'nin talep doğrultusunda 29.090,86 TL'sinin tahsis onay tarihi olan 20.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş. açısından poliçe bakiye limiti olan 13.731,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle Mahkemece asıl dosya üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9654, K. 2024/8718, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9654-e-2024-8718-k-2cf826ab1f57