Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9596 E. 2024/12482 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9596
Karar No
2024/12482
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1908 E., 2024/841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2022/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili işveren arasında kesin hüküm bulunduğunu, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, olayın tarihinin 03.04.2006 olduğunu, davacı tarafça bu işbu davanın 13.12.2021 tarihinde açıldığını, 10 yıllık süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile davacının %11 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitine" karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, en son alınan 01.09.2016 tarihli Adli Tıp Genel Kurul Raporunda davacının işitme kaybı nedenleri irdelenerek 03.04.2006 tarihli kaza nedeniyle göğüs kırıkları ile işitme kaybı arasında illiyet bağının bulunduğuna, kazalının %11 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına karar verildiği belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Genel Kurulu Raporuyla davacının maluliyetinin %11 olarak belirlenmesi nedeniyle istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, -İstanbul 9. İş Mahkemesinin 2006/26 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Raporu tespiti olan %11'lik sürekli iş göremezlik oranının dikkate alınarak karar verildiğini, oysa iş kazasına maruz kalan sigortalının sürekli iş göremezlik oranının öncelikle Kurum tarafından tespit edilmesi gerektiğini -Davacı tarafından açılmış olan işbu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde maluliyet oranına itiraz davası açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden incelenerek reddine karar verilmesi gerektiğini, -Kurum tarafından yapılan tespitlerin 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre yapıldığını, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hakkındaki esasların bu Tüzükte belirtildiğini, Mahkemece gerçekleştirilecek tespitlerde de bu tüzük hükümlerinin esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı işveren vekilinin temyiz dilekçesinde özetle, -Davacı tarafından İstanbul 9. İş Mahkemesinin 2006/26 Esas sayılı dosyası ile müvekkili işveren aleyhine iş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının sonuçlandığını ve kesinleştiğini, müvekkili işveren ile davacı arasında "kesin hüküm" bulunduğunu, bu nedenle öncelikle işbu davanın "dava şartı yokluğu" nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, -Dosyada mübrez tüm raporlarda kaza ile işitme kaybı arasında illiyet bağı olmadığı tespit edilmişken, ATK Genel Kurulunun 01.09.2016 tarihli ve 1431 karar no.lu raporunda işitme kaybı ile olay arasında illiyet bağı kurulduğu, raporlar arasında hele hele Adli Tıp Genel Kurulunun son raporu ile 12.04.2012 tarihli raporu arasında açık bir çelişkinin ortaya çıktığı; Kurulun varsayımlara dayalı ve bilimsellikten uzak 01.09.2016 tarihli raporuna dayanılarak karar tesis edilmesinin kabul edilemez olduğu, -Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması (davacı taraf Kurum Sağlık Kurulu Raporuna itiraz etmemiş olup dosyada Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporu bulunmamaktadır.) Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Raporu arasında çelişki olduğu takdirde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması ve 5510 sayılı Kanun'daki düzenlemeler gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu usule dikkat edilmeksizin dosyanın defalarca Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, -İş kazasından kaynaklı taleplerin kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde ileri sürülmezse kaza geçirenin talep haklarının düşeceği, işbu davaya konu olan kazanın 03.04.2006 tarihinde gerçekleştiği, 13.12.2021 tarihinde açılan işbu dava için kaza geçiren davacı tarafın müvekkil işverene karşı ileri süreceği talep haklarının düştüğü belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9596, K. 2024/12482, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9596-e-2024-12482-k-65bafb7f076d