Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9170 E. 2024/12258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9170
Karar No
2024/12258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/938 E., 2024/1280 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/10 E., 2023/563 K. Taraflar arasındaki iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili çalışanı ...'ın; ... Adi Ortaklığı olan Casa Palm Projesinde 27.02.2013 tarihinde meydancı olarak çalışmaya başladığını, 08.05.2014 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığını, 16.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda SGK Kurum Sağlık Kurulunun 02.06.2017 tarih ve 905 sayılı sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararına göre % 14 oranında iş göremez duruma düştüğünü, Kurum tarafından açılan Karşıyaka 1. İş Mahkemesi’nin 2019/80 Esas sayılı rücuan tazminat davasının 02.12.2019 tarihli duruşmasının 2 numaralı ara kararı ile taraflara itirazları doğrultusunda sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açmaları için süre verilmesi üzerine, bu davanın ikame edildiğini beyanla, müvekkili şirketin eski çalışanı ...’ın geçirdiği kaza sonucu sürekli iş göremezlik oranının yeniden tespit edilmesine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili Kurum kayıtlarında yapılan incelemede 1471092.35 sicil sayılı ... Adi Ortaklığı unvanlı işyeri sigortalılarından ...'ın 16.09.2013 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünü E cetveline göre %14 oranında kaybettiğini, bu nedenle dava dışı sigortalı ...'a sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, hak alanını ilgilendirdiğinden, davanın sigortalı ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen kararın Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte olduğunu, diğer ilgililerce itiraz edilmesi halinde incelemenin Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yapılması gerektiğini, müvekkili Kurumca tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde: kazadan sonra sıkıntılarının, ağrılarının arttığını, yaşam kalitesinin daha çok düştüğünü, davacının davayı açmak için verilen süreyi geçirdiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; "....Somut olayda, İzmir Sosyal Güvenlik Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun 02.06.2017-905 sayılı kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 14 olduğuna karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 31.03.2021 tarihli ve 2021/5866 sayılı kararında da davacının maluliyet oranının % 14 olduğuna karar verildiği, bu rapora yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nden alınan 13.09.2023 tarih ve 22747 sayılı raporda, davacının % 14 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı mütalaa olunduğu anlaşılmakla yukarıda açıklanan prosedür doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla..." gerekçesi ile "1-Davacının davasının reddine..." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..Sigortalının, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporlarının aynı sonuca vardığı gözetilerek, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının sıralanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar ışığında kabulüne olanak bulunmadığı gibi uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak tanık dinlenmesinin davaya bir katkı sağlamayacağı, davalı Kurum vekili Av. ...'in SGK Başkanlığı vekili olarak gönderilen listede isminin yeraldığı, bu nedenle istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine.." karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının iş kazası sonrasında işe başlaması ve aradan geçen süreçteki çalışma süresinde işçinin anlatımında yer verdiği şekilde bir verimsizlik yaşanmadığını, bu hususun yargılama sürecinde tanık beyanları ile de ortaya konulabileceğini, tanıklarının dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, hüküm aşaması dahil olmak üzere davalıyı temsilen dosyaya sunulan bir vekaletname mevcut olmadığını, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9170, K. 2024/12258, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9170-e-2024-12258-k-b90bae32305b