Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9027 E. 2024/9700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9027
- Karar No
- 2024/9700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2024/74 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; ... Lojistik Nakliye Şirketinin 2002/12-2007/11 dönemine ait prim borcu nedeniyle 2005/22322-23-24-25, 23809-10-11, 2006/13191-92-93-14700-701-702, 2007/11835-36-19281-82-83, 2013/26500-501-39486 takip numaralı dosyalar üzerinden ödeme emri düzenlendiğini, davacının borçlu şirkete 28.12.205 tarihi itibariyle ortak olduğunu, 31.03.2006 tarihinde imza yetkisi verilerek müdür olarak atamasının yapıldığını, yetkinin 19.09.2007 tarihinde kaldırıldığını, davacının şirketteki hissesini 19.09.2007 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığını, 28.12.2005-19.09.2007 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığını, bu süreç içerisinde 31.03.2006-19.09.2007 tarihleri arasında imza yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle 22.07.2014 tarihi itibariyle hesaplanan prim borcundan sorumlu tutulamayacağını belirterek, 2005/22322-23-24-25, 23809-10-11, 2006/13191-92-93-14700-701-702, 2007/11835- 36- 19281-82-83, 2013/26500-501-39486 takip numaralı dosyalar üzerinden düzenlenen 23.07.2014 tarihli B13.2.SGK.4.41.10.01.14-1-T.k 52 sayılı ödeme emrinin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Lojistik Şirketinin 22.07.2014 tarihi itibariyle 2002/12-2007/11 dönemine ait prim borçlarının 1.424.172,45 TL olduğunu, şirketin mal varlığından tahsil edilememesi üzerine davacı aleyhine ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emrinde borcun ait olduğu dönem ve hisse oranında hesaplama yapılacağının belirtildiğini, davacının Kuruma başvurarak borç miktarını öğrenmeden davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2015 tarih, 2014/1041 Esas ve 2015/298 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 23.07.2014 tarihli 10751556 sayılı ödeme emrinin, 272.392,53 TL asıl alacak, 623.018,32 TL gecikme zammı ve 17,40 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 895.428,25 TL'lik kısmının iptali ile davacının Kuruma 895.428,25 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.02.2019 tarih 2026/5789 Esas, 2019/1561 Karar sayılı bozma kararında; davalı Kurum tarafından davaya konu ödeme emri ile dava dışı ... Lojistik Nakliyat Plst. Amb. Otomb. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2002 yılı 12.ay ile 2007 yılı 11.ayları arasında değişik dönemlere ilişkin prim ve damga vergisi borcunun gecikme zammı ile tahsili anılan şirket ortağı olan davacıdan istenilmiş olup, dava ile söz konusu ödeme emrinin iptalinin talep edildiği; dosya kapsamından, davacının, dava dışı ... Lojistik Nakliyat Plst. Amb. Otomb. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 28.12.2005 tarihinden itibaren % 85 hisse ile ortak olduğu, 15.05.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olup, 10 yıl süre ile diğer ortak ... ile birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkisi aldığı, 19.09.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile yetkilerinin iptal edildiği, aynı tarihte noter satış sözleşmesi ile hisselerini devrettiği, 25.05.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan çıktığı, Mahkemece, davacının şirkete ortak olduğu 28.12.2005 tarihinden itibaren % 85 hissesi karşılığı şirket borçlarından sorumlu olduğuna, bu tarihten önceki borçlardan sorumlu olmadığına dair kısmen kabul kararı verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; 1) Davacının 2002 yılı 12.aydan 2007 yılı 11.ayına kadar olan tüm dava konusu dönemde (15.05.2006-19.09.2007 tarihleri arasındaki müdürlük dönemi hariç olmak üzere); a)2002 yılı 12.aydan, ortaklığa kabul edildiği 28.12.2005 tarihine kadar olan dönemden devralan ortak sıfatıyla, b) 28.12.2005 tarihinden sonra ise 2007 yılı 11.aya kadar olan dönemden ortak sıfatıyla, % 85 hissesi oranında sorumlu olduğu, 2)Davacının 15.05.2006-19.09.2007 tarihleri arasındaki müdürlük dönemindeki borçların ise tamamından, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi uyarınca sorumlu olduğu, Ayrıca, davacının müdürlük dönemi hariç olmak üzere dava konusu ödeme emirlerine konu tüm dönemler yönünden 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi kapsamında irdeleme yapılarak, prim borçlarının ilgili şirketten tahsili için davalı Kurum tarafından ne gibi işlemler yapıldığı, şirketin yapılandırmadan yararlanıp yararlanmadığı, borcun tahsil edilip edilmediği hususları araştırılarak, prim borcunun ilgili şirketten tahsil imkanı olup olmadığı tespit edilmeli, yapılan inceleme sonucunda şirketten tahsil imkanının olmadığı ve davacının prim borcundan sorumlu olduğu değerlendirilirse, hissesi oranında sorumluluk tutarları saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm tesisinin isabetsiz olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden; ... Lojistik Nakliyat Plastik Ambalaj Otomotiv Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 2002/12-2007/11 tarihleri arasındaki döneme ait prim, masraf ve gecikme zammı toplamı olan 1.424.172,45 TL tutarındaki borcu için 2005/22322-23-24-25, 23809-10-11,2006/13191-92-93- 14700- 701-702, 2007/11835-36-19281-82-83, 2013/26500-501-39486 takip numaralı dosyalar üzerinden yapılan icra takibi kapsamında davacı aleyhine 23.07.2014 tarihli 10751556 sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve ödeme emrinde “ödenecek borç ait olduğunuz dönem ve hisseniz oranında hesaplanacaktır.” şeklinde notun bulunduğu, ödeme emrinin davacıya 08.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 14.08.2014 tarihinde, yani süresi içerisinde açıldığı; borçlu şirketin tamamının 40.000 paya karşılık geldiği, 28.12.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin 34.000 payının davacıya ait olmasına karar verildiği, 31.03.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının 10 yıl süreyle şirket unvan ve kaşesi altına ... ile birlikte atacağı müşterek imzalarla şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzam etmesine karar verildiği, 19.09.2007 tarihli ortaklar kurulu kararında şirket müdürlüğüne ... ... ve ... ...'in seçilmesine karar verildiği, davacının şirketteki hisselerini 19.09.2007 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile ...'e devrettiği ancak bu kararın 04.06.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil edildiği, davacının 28.12.2005 tarihinden önceki döneme ait borçlardan sorumlu olmadığı, 28.12.2005 Kasım 2007 tarihleri arasındaki döneme ait şirket borçlarından %85 olan hissesi oranında sorumlu olduğu, 2008 yılında asıl borçlu firma nezdinde yapılan hacizlerin davacı yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine kanaat edildiği, ödeme emrinin düzenlenme tarihi olan 23.07.2014 tarihi itibariyle sorumlu olduğu asıl alacak miktarının prim alacağı yönünden 278.189,69-TL, gecikme zammı yönünden 465.956,20-TL sorumlu olduğu, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinde her ne kadar davacının hissesi oranında hesaplama yapılacağı belirtilmiş ise de Kurumun üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek davacının sorumluluk miktarı üzerinden ödeme emri düzenlemesi gerekirken alacağın tamamı için ödeme emri düzenlemiş olması nedeniyle davacının İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 23.07.2014 tarihli 10751556 sayılı ödeme emrinin 202.965,21-TL asıl alacak, 476.945,35-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 679.910,56-TL'lik kısmından sorumlu olmadığı, bu sebeple dosyaya kazandırılan 22.11.2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 23.07.2014 tarihli 10751556 sayılı ödeme emrinin 202.965,21-TL asıl alacak, 476.945,35-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 679.910,56-TL'lik kısmın iptaline, davacının Kuruma 679.910,56-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili: davacının üst düzey yetkili olmaması nedeniyle borçtan sorumlu olmadığını ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428, 439 uncu maddeleri 2-6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22.07.1998 gün ve 4369 sayılı Kanun’un 21 inci maddesiyle değişik 35. maddesi, mükerrer 35, 04.06.2008 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak bazı maddeleri dışında aynı gün yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesiyle, 35 inci maddeleri, 5766 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle 6183 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi,5766 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 20 inci fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.