Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9020 E. 2024/8910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9020
- Karar No
- 2024/8910
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/214 E., 2023/374 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vefat eden eşi ...'ın davalı ... işyerinde 01.03.1990 – 11.09.1993 tarihleri arasında her yıl yılda 11 ay olmak üzere kesintisiz geçen hizmetinin tespitini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2015/256 - 2016/77 E. K. sayılı kararıyla; dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 19.12.2016 tarih ve 2016/11936 - 2016/15275 E.K. sayılı kararı ile davacının Ayvacık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2008/98 E. sayılı dosyasında vefat eden eşinin 01.05.1990 ile 15.05.1990 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti istemi ile dava açtığı, Mahkemece davacının ispat edilemeyen davasının reddine dair verilen kararın temyiz edilmeksizin 08.02.2012 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece, Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/98 E. sayılı kararı ile bu davanın tarafları ve konusunun aynı olduğu, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de eldeki davada talep olunan hizmet süresi bakımından dava konusunun farklı olduğu bu nedenle ilk hükmün bu dava açısından kesin hüküm oluşturmadığı gözetilerek, işin esasına girilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.02.2019 tarih ve 2017/31 - 2019/59 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, dosyaya getirtilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının vefat eden eşi ...'ın, davalı Belediyede 15.05.1990 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki dönem olan 01.03.1990-15.05.1990 tarihleri arasında çalışma olgusunun ispat edilemediği, 15.05.1990-11.09.1993 yılları bakımından ise dosya arasında bulanan 21.02.2008 tarihli Kurum yazısında, Kurum kayıtlarında davacının muris eşi ...'ın 15.05.1990-11.09.1993 tarihleri arasındaki çalışmasının kayıtlara işlendiği ve emeklilik süresinin hesabına dahil edildiğinin bildirildiği, davacının 15.05.1990-11.09.1993 tarihleri arasında muris eşinin çalışmasının tespitini istemekte hukuken yararının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 25.01.2021 tarih ve 2020/5903 - 2021/657 E.K. sayılı kararı ile davacı murisi adına verilen 15.05.1990 tarihli işe giriş bildirgesi öncesindeki çalışmaların tespitine ilişkin istemin reddinin yerinde bulunduğu, davacı murisinin 15.05.1990-11.09.1993 tarihleri arasında geçen çalışma dönemi bakımından ise, Mahkemenin gerekçesinde dayandığı Kurum yazısında, Kurumca kabul edildiği belirtilen sürenin ölüm aylığına esas alınan sigortalılık süresi olduğu, davacı murisi ...’ın hizmet cetvelinde, tespiti istenen dönemde 804 sicil numaralı Ayvacık Belediye Başkanlığı adına tescilli işyerinden toplam 1018 gün hizmetinin bildirildiği, 1991/1dönem 2 gün, 1991/2 dönem 30 gün, 1991/3 dönem 60 gün, 1992/1 dönem 1 gün, 1992/3 dönem 90 gün, 1993/1 dönem 8 gün eksik bildirim bulunduğu, 1993/3 dönemde davacı murisinin bildirilen hizmeti bulunmadığı, bu bakımdan davacının murisinin eksik bildirilen prim ödeme gün sayısının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu belirtilerek, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, 15.05.1990-11.09.1993 döneminin tamamına ait puantaj kayıtları, ücret bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve bu kayıtlar davacının iddiası çerçevesinde incelenmeli, davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanların beyanları ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması gereğine işaret edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile verilen hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.05.2022 tarih ve 2021/140 - 2022/211 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile A-Davacının, murisinin 01.03.1990-15.05.1990 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin reddine, B-Davacının, murisinin 15.05.1990 - 11.09.1993 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacı murisinin davalı belediyedeki 1991 yılına ilişkin hizmetine 90 gün eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 09.01.2023 tarih ve 2022/14532 - 2023/56 E.K. sayılı kararı ile eldeki dosyada, Mahkemece imzalı ücret bordrolarına ve bununla uyumlu bildirimlere itibar ederek karar verilmesinin isabetli olduğu, ne var ki, ücret bordrolarındaki imzalara itiraz edilip edilmediği hususu da sorulup irdelendikten sonra bu yaklaşımla karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan, 1991 yılında kabule konu edilen 90 günlük süreye ilişkin olarak imzalı ücret bordroları mevcut olup, ancak tanıkların sürekli çalışmaya dair beyanları esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar tesis edildiği anlaşılmış ise de bu noktaya ilişkin olarak davalı işverenlikçe düzenlenen tasarruf teşvik belgelerinde 1991 yılında yılda 10 ay üzerinden kesinti yapıldığının bildirilmesi ve anılan bu belge ile yukarıda belirtilen, imzalı ücret bordroları ile davacının bağlı olması ilkesinin aksinin kanıtlanmış olması karşısında, söz konusu yılda bakiye 2 aylık sürenin daha verilmesi gereğinin gözetilmesi ve 1992/1 döneme ilişkin imzalı ücret bordrolarının olmaması ve bordro tanıklarının da tam çalışmayı teyit etmesi karşısında, bu sürenin 120 güne tamamlanması gereğinin gözetilmemesinin yerinde görülmediği gerekçeleri sıralanarak hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.11.2023 tarih ve 2023/214 - 2024/374 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabulü ile A-Davacının, murisinin 01.03.1990-15.05.1990 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin reddine, B-Davacının, murisinin 15.05.1990-11.09.1993 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacı murisinin davalı belediyedeki 1991 yılına ilişkin hizmetine 122 gün, 1992 yılına ilişkin hizmetine 31 gün, 1993 yılına ilişkin hizmetine 37 gün olmak üzere toplam 190 gün eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; kararın eksik inceleme ile hatalı verilen kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; Mahkemece delillerin eksik toplandığını ve hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların nazara alınmadığını, raporun salt tanık beyanlarına dayandığını, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, işbu davada Kurum fer'i müdahil olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.