Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8541 E. 2025/9474 K. – Aşkın (Munzam)
Konu: Aşkın (Munzam) Zararın Giderilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8541
- Karar No
- 2025/9474
- Karar Tarihi
- Konu
- Aşkın (Munzam) Zararın Giderilmesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2064 E., 2022/1145 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2022/162 K. Taraflar arasındaki aşkın (munzam) zararın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik-iş kazası nedeniyle Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2011/37E. 2021/793K. numaralı dava dosyasında maddi ve manevi tazminata hükmedildiği ve kararın taraflarca istinaf edildiği, kararın Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2021/8309 E.sayılı dosyası ile icraya konulduğu ancak tahsil edilemediği, her ne kadar Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki kararda hüküm altına alınan tazminatların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş ise de söz konusu alacak ve faizi toplamının davacının zararını karşılamaya yetmediği, davacının uğramış olduğu aşkın zararın tazmini amacıyla işbu davanın açıldığından bahisle belirsiz alacak olarak 10,00 TL’nin davalılardan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/37 E - 2021/793 K sayılı dosyasının gerekçeli kararında da belirtildiği üzere bilirkişi tarafından düzenlenilen 24.05.2021 tarihli raporda; davacının bakiye ömrünün TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre tespit edildiği, aktif ve pasif dönem dikkate alınarak güncel verilere göre değerlendirme yapıldığı, bu kararın İstinaf aşamasında olduğu, henüz kesinleşmediği, Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut(gerçek) bir zarar olması gerekmektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun enflasyon ve yüksek faizler değil kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğunu, bu bağlamda davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı, davacı vekilinin, Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/37 E - 2021/793 K sayılı ilamda hükmedilen bedelin ve faiz toplamının davacının zararını karşılamaya yetmediğinden bahisle aşkın zararı talep ettiği, 29.03.2022 tarihli celsede Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/37 E - 2021/793 K sayılı ilamının bekletici mesele yapılması yönünde talepte bulunduğu, davacının talebinin uğranılan somut bir zarara ilişkin değil, dolaylı yönden ekonomik nedenlere ( faiz, enflasyon v.s.) dayandığının anlaşıldığı, davacı tarafça ileri sürülen somut bir zarar olmaması karşısında, Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/37 E - 2021/793 K sayılı ilamının bekletici mesele yapılmasının da dosya esasına bir etkisinin olmayacağı, bu bağlamda somut olarak ileri sürülmeyen ve kesinleşmemiş mahkeme ilamına dayanılarak munzam zararın talep edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık kazalı sigortalının munzam zarar istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.