Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8467 E. 2024/12173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8467
- Karar No
- 2024/12173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/349 E., 2024/54 K. KARAR : Direnme Taraflar arasındaki 06.05.1993-01.01.2008 tarihleri arasında kalan dönemde geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığının ve bu süreler nedeniyle itibari hizmet süresinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 26.05.2023 tarihli ve 2021/12995 Esas, 2023/6000 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 26.05.2023 tarihli ve 2021/12995 Esas, 2023/6000 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için Mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir Mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. Eldeki davada, davacının 06.05.1993-01.01.2008 tarihleri arasında kalan dönemde geçen sürelerinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğunun tespitini talep ettiği, davalı Kurumca yargılama aşamasında, davacı hakkında 12.01.1990-19.04.2002 tarihleri arasında kalan dönemde bağkur sigortalısı olduğu gerekçesi ile 01.05.1993-19.04.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayıldığının belirtildiği anlaşılmakta olup, dava konusu ihtilafın, esasen 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan bildirimlerin iptali ile şirket ortaklığına dayalı olarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasından kaynaklandığı anlaşılmakla olup, davacının eldeki davasını açmakta hukuki yararının varlığı açık olup, işin esasına girilmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.