Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7918 E. 2024/13651 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7918
- Karar No
- 2024/13651
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3409 E., 2024/916 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası İş Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2023/180 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili; davacının, davalı ...'un villasında bekçi - bahçıvan olarak 07.05.2009–15.09.2013 tarihleri arasında, daha sonra ise bu villanın yıkılıp kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile apartman yapacak olan davalı şirkete verildiği dönemde de bekçi olarak çalışmasına devam ettiğini 07.04.2014 tarihine kadar davalı şirket nezdinde inşaat bekçiliği yapmasına rağmen sigortasının 14.03.2014–06.05.2014 ve 27.05.2014–12.06.2014 tarihleri arasında gösterildiğini beyan ederek, 07.05.2009–15.09.2013 tarihleri arasında davalı ... nezdinde, 15.09.2013–07.04.2014 tarihleri arasında ise davalı şirket nezdinde kesintisiz çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı İstaş İnş. Taah. Eml. Tur. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği tarih aralığı ve almış olduğunu söylediği ücretinin doğru olmadığını, müvekkilinin inşaat sözleşmesi yaptığı ...'un ricası üzerine davacıyı bekçi olarak işe aldığını ancak davacının bekçilik yaptığı işyerini terkettiğini, görevi başında içki içtiğini ve sızmış halde müvekkili tarafından bulunduğunu, haber vermeksizin işe gelmediğini, bu sebeplerle işten çıkarılan davacının mal sahibi olan diğer davalının ricası üzerine yeniden işe alındığını, belediye tarafından inşaatın aykırılıklar bulunması nedeniyle uzunca bir süre mühürlendiğini, bu süre zarfında davacının yine geceleri inşaatı terk etmesi nedeniyle inşaat alanında birçok hırsızlığın yaşandığını ve müvekkilinin mağdur edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin 2009 yılında villasının uygun bir kısmını yaşamını idame ettirmesi için davacıya tahsis ettiğini, davacının bu durumu karşılıksız bırakmak istemediğini söylemesi üzerine kendisinden akşamları villasına göz kulak olmasını rica ettiğini, davacının iddia ettiği aylık 500,00 TL maaş ödemesinin gerçeği yansıtmadığını, aylık 500,00 TL'nin katkı amacıyla davacının eşinin hesabına yatırıldığını, müvekkilinin, evinin yerine inşaat yapılacak olması nedeniyle diğer davalı inşaat şirketinin yetkilisinden davacıya yardımcı olmasını rica ettiğini bunun üzerine inşaat şirketi yetkilisinin davacıya inşaat alanında bekçilik görevini verdiğini, davalı şirket ile davacı arasında davacı yanın kusurlarından dolayı sorunlar çıktığını ve davalı şirket tarafından davacının işine son verildiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; resmi ve yazılı belge niteliğinde olan Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikteki somut ve inandırıcı kanıtlarla kanıtlanması gerektiğini, yazılı deliller karşısında tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "...1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 2-Davalı İstaş İnş. Taah. Eml. Tur. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şirketine karşı açılan davanın reddine, 3-Davacının "... Mahallesi ... Sokak No:.. Kuşadası/Aydın" adresinde bulunan, ... TC kimlik numaralı ... ...'a ait iş yerinde 03.11.2009-15.09.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücretle toplamda 1393 gün çalıştığı ve bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." yönünde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...istinaf yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, davacının eşine yönelik ... tarafından yapılan ödeme tarihlerinin, inşaat ruhsatına ilişkin bilgilerinin, davacının, davalı şirketten yapılan bildirimleri, davalı bordro tanıkları ... ve ...’ın beyanlarının aksine daha fazla çalışma iddiasının her türlü şüpheden uzak, tereddüte yer bırakmayacak şekilde davacı tanıklarının beyanları ile ispatlanamadığı, uyuşmazlık konusu dönemde davalılar nezdinde yapılan iş ve işyerinin niteliği ile davalılar arasındaki akdi ilişki gözetildiğinde, davalılar arasında organik ve fiili bağ bulunmadığı, bu nedenlerle davalılara yönlendirilen davaların ayrı ayrı olduğu, her ne kadar Yargıtay içtihatlarında, davaların tefriki gerektiği belirtilmiş ise de, yargılama süresi ve usul ekonomisi uyarınca dosyalar tefrik edilmediği, davalılar yönünden ayrı ayrı davalar olması nedeniyle ret nedeniyle her bir davalı işveren lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan, hükmün yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine ilişkin hükümlerde ölü ... Vefik ... hakkında hüküm kurulması isabetsiz olmakla birlikte, hükmün infazı aşamasında, anılan hükümlerin ... mirasçıları davalılar ..., ... ve ... hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilebileceği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasında dinlenen kamu tanıkları ... ve ... ... ile ...’ın beyanları değerlendirildiğinde müvekkilinin davalı ... nezdinde 07.05.2009 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...’in hesabından müvekkilinin hesabına yapılan ücret ödemelerinin başlangıç tarihi olarak 03.11.2009 tarihinin kabul edilmesinin yerinde olmadığını, davalı ...’in ücret ödemesi yapmadan 07.05.2009 tarihinden itibaren müvekkilini çalıştırdığını, müvekkilinin eşinin banka hesabına yapılan ödemelerin genel olarak asgari ücretin altında olacak şekilde 550,00 TL ve bu miktarın altında olduğunu, müvekkilinin asgari ücretle çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, davalı ...’in villasının kat karşılığı davalı şirkete verilmesine istinaden kamu tanıklarının beyanlarında da belirtildiği üzere müvekkilinin kesintisiz olarak davalı şirket nezdinde çalıştığının ispatlanmasına rağmen, Kuruma eksik bildirilen çalışmaların dikkate alınarak, bordro tanıkları dinlenmeden eksik araştırma ile davalı şirket yönünden istemin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, Yargıtay kararlarına aykırı olarak, davalılara ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla, kararı temyiz etmişlerdir. Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hizmet döküm cetvelinde belirlenen gün kadar çalışması olduğunu, Kurum kayıtlarının yazılı delil niteliğinde olup aksinin aynı nitelikte delillerle ispatlanması gerektiğini, yetersiz ve soyut tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, fasılalı çalışmanın her kesildiği tarih itibariyle hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ... mirasçıları davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından muhtıra dahilinde istenen harçların ve avansın toplu olarak yatırıldığını, mirasçıların ödemekle mükellef oldukları avans ve harçların birbirine eşit olduğunu, adil yargılanma ve savunma hakları kapsamında istinaf yoluna başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, kök dosyada dinlenen davacı tanıklarının yapmış oldukları anlatımlardaki çelişki ve tutarsızlıkların giderilmediğini, tanık anlatımlarındaki şüphelerin ortadan kaldırılmadığı, davalı inşaat firması ile müvekkiller murisi arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kabul edilmeyerek, müvekkillerinin sorumluluğuna hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek kararı temyiz etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.