Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7736 E. 2024/8985 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7736
Karar No
2024/8985
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/183 E., 2023/544 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen sigortalılık başlangıç tarihinin 30.03.1981 olduğunun ve 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.03.1981olarak kabul edilerek buna istinaden yapmış olduğu 26.03.2015 tarihli yaşlılık tahsis talebine istinaden takip eden aybaşı olan 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanarak faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.03.1981 olduğunun tespitine, davacının Kuruma yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 26.03.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.03.2018 tarihli 2016/16903 Esas, 2018/2122 Karar sayılı ilamı ile yapılacak iş, davalı işyerinin uyuşmazlık konusu dönem bordroları Sosyal Güvenlik Kurumundan istenerek, dönem bordrosunda ismi bulunan ve davacının çalışmaları konusunda bilgisi bulunan kişileri tanık olarak dinlemek, bordro tanıklarının beyanları ile yetinilmemesi durumunda işyerinin adresi de bildirilmek suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, emniyet,meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin davacının talep ettiği tarihte çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek tanık olarak beyanlarına başvurmak,davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 12 yaşında olduğu dikkate alınarak okula devam edip etmediğini araştırmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.06.2019 tarihli 2018/193 Esas, 2019/235 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.03.1981 olduğunun tespitine, davacının Kuruma yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 26.03.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ve bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli 2019/5622 Esas, 2020/2046 Karar sayılı ilamı ile yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, kayıtlı ve tarafsız bordro tanıkları saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulamadığı taktirde davanın reddine karar vermekten ibarettir gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen tarih sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.03.1981 olduğunun tespitine, davacının Kuruma yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 26.03.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ve bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde; Kararın onanması istemli temyiz dilekçesi vermiştir. 2.Davalı Kurum temyiz dilekçesinde; bozma gereğinin yerine getirilmediğini, aylık bağlama talebi yönünden hukuki yarar bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihinin 30.03.1981 olduğunun ve 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7736, K. 2024/8985, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7736-e-2024-8985-k-a5973ce5b282