Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7650 E. 2025/7144 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7650
- Karar No
- 2025/7144
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/36 E., 2024/490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/807 E., 2023/668 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 29.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 100,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde davacının %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kaya kamyonu şoförü olarak çalışan davacının, kendisine verilen talimat doğrultusunda kamyondaki 35-40 kg ağırlığındaki takım çantasını indirirken ayağı kayarak 2,5-3 metre yükseklikten yere düştüğünü, iş kazası meydana geldiği anda davacının salt kaya kamyonundan inmemekte, ağırlığı fazla olan bir yükü de indirmekte olduğunu, bu haliyle somut olayın yüksekte çalışma açısından da değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, kusur raporunu düzenleyecek bilirkişilerin salt olarak A sınıfı iş güvenliği uzmanı olmalarının yeterli olmadığını, bunun yanında olayın gerçekleşme şeklini inceleyecek niteliklere de sahip olmaları gerektiğini, kaza; maden ocağında çalışan davacının kaya kamyonundan düşmesi sonucu gerçekleştiğine göre seçilecek bilirkişilerin, maden ocakları ile kaya kamyonlarındaki çalışma koşulları ve güvenlik önlemleri ile ilgili inceleme yapabilmeleri için maden ve makine mühendisi olmaları gerektiğini, bilirkişilerden hiçbirinin, davaya konu iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman olmadıklarını, kendilerince bildirilen tanıklar dinlenmiş ise de tanıklarından ...'in beyanının hatalı olarak alındığını, dinlenen tanığın iş kazasına dair herhangi bir beyanda bulunmadığını, talimat Mahkemesince sadece çalışma koşulları hakkında beyanı alındığını, eldeki dava iş kazası nedeniyle tazminat davası olduğundan tanığın öncelikle iş kazasının gerçekleşme şekli hakkında bilgi vermesi gerektiğini, tanığın bu konuda tekrar dinlenmesi gerektiğini, davalının rücu dosyasında sigortalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğinden bahisle eldeki davanın reddine karar verilmesi şeklindeki talebini kabul etmediklerini, tarafı olmadıkları rücu davasında alınan raporun davanın reddine gerekçe olarak kabul edilmesinin hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, davalının İlk Derece Mahkemesinin ilk kararını istinaf etmediği için ret vekalet ücreti yönünden kendileri lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararında ret vekalet ücretini arttırmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.