Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7312 E. 2024/8969 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7312
- Karar No
- 2024/8969
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/839 E., 2023/510 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/476 E., 2021/772 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren yanında 22.08.1997 ve 27.05.2009 tarihleri arasında bilfiil aralıksız, sigortalı ve destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacıya ait hizmet cetvelinin incelenmesinde diğer davalıya ait iş yerinde işe giriş bildirgesinin verilmediğini ve hizmet bildirilmediğini, davacı adına verilmiş bir işe giriş bildirgesi bulunmadığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı şirkette 28.05.1992 ve 22.08.1997 ile 20.04.2009 ve 07.06.2009 tarihleri arasında iki dönemde çalıştığını, yazılı delil ile ispatı gereken hususların tanık ile ispat edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet cetveline göre davalı işyerinde 28.05.1992-22.08.1997 arası çalışmalarının olduğu, 26.04.2009 tarihinde davacının tekrar işe girişinin yapıldığı ve 2009 yılında davacının 4. ayda 5, 5. ayda 21, 6. ayda 7 günlük çalışması bildirilerek işten çıkışının 07.06.2009 tarihinde verildiği görülmüş ise de tüm dosya kapsamı, kaldırma kararı öncesi ve sonrası celp edilen belgeler, Trafik Sicil Müdürlüğünden davacının kullandığı araçlara ilişkin gelen cevap yazıları, davacının yurda giriş çıkış tarihlerini gösteren evraklar, davacının yurda giriş çıkış yaptığı tarihleri araçları ve bağlı olduğu firmayı belirten Gümrük Müdürlüklerinden gelen yazı cevapları, Gümrük Müdürlüğü kayıtları, dinlenen tanık beyanları, davacının çalıştığını beyan eden bordro tanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hizmet döküm cetvelleri ve tespit edilen hizmet süreleri de dikkate alınarak davacının emeklilik sonrasında ara vermeksizin 22.08.1997-27.05.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği ancak çalışmalarının Kuruma bildirilmediği ve davacı yan talebi ve beyanı da dikkate alınarak 26.04.2009-27.05.2009 tarihleri arasında tam zamanlı çalışmasına rağmen eksik gün bildirildiği, davacının çalışmasında kesinti bulunmadığından bildirilen hizmetleri de dikkate alınarak hak düşürücü süreye uğrayan kısım bulunmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları uyarınca davalı şirket ile ... şirketi ortak ve yetkililerinin aynı kişiler olduğu, bu nedenle şirketler arasında organik bağ bulunduğu, buna göre davacının 22.08.1997-27.05.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasının olduğunun tespitinin gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne davacının 43224 işyeri sicil numaralı davalı ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde 22.08.1997-27.05.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücretle sigortalı destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen kabul kararının kaldırılması gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı inceleme sonucu verile kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalılar ... Ltd. Şti. ve SGK vekilleri tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalılar ... Ltd. Şti. ve SGK vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işveren yanında 22.08.1997 ve 27.05.2009 tarihleri kesintisiz çalışmasının tespitini istemiştir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.