Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4909 E. 2025/2270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4909
- Karar No
- 2025/2270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2073 E., 2024/120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2023/371 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının kamyon şoförü olduğu işyerinde, 19.02.2015 tarihinde yağan karları yemekhane önünden temizleme görevini yerine getirmek isterken buzlu zeminde ayağının kaydığı, kaza sonucu geçirdiği kafa travması nedeniyle sağ gözünün göremez hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiş, 09.3.2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istemini 521.514,39 TL olarak arttırmıştır. Birleşen dava dilekçesinde, 376.513,88 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı nezdinde şoför olarak çalıştığı, olay günü davacı işçiden görevi dışında çeşme etrafındaki buzları kırma işini yapmasının istendiği, davacının buzları kırma işini yaparken ayağının kayması ile düştüğü ve yaralandığı, hükme esas alınan 04.08.2021 tarihli kusur raporunda meydana gelen iş kazasında davalı işverenliğin davacıyı farklı işte görevlendirmesi nedeni ile yapılan işin riskleri ile ilgili işçiye uygun eğitim vermediği, kayma tehlikesi vb. bulunan işyerinde çalışmalar sırasında işçilere kaymayı engelleyecek nitelikte uygun iş ayakkabısı vererek bunların kullanılmasını sağlamadığı, organizasyonel tedbirleri almadığı, gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, olayın meydana gelmesinde %70 kusurunun bulunduğu, davacı kazalı ...'ün ise olay sırasında aklıselim tecrübeli bir işçi olarak kar/buz temizleme işi yapılması sırasında yerlerin kaygan olmasını gözeterek bastığı yere dikkat etmeyerek ve buna uygun hareket etmeyerek şahsi emniyeti için gerekli dikkati ve özeni göstermediğinden kazanın meydana gelmesinde %30 kusurunun bulunduğunun belirtildiği, hükme esas alınan 30.03.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek davacının maddi tazminat talebinin asıl dava yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleşen dava yönünden kabulüne karar verildiği, davacı ve davalının kusur durumları, davacının iş kazası nedeniyle çektiği acı, meydana gelen zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesi ile "asıl dava yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 521.514,39 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl davada fazlaya dair talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, 376.513,88 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili istinaf dilekçesinde yargılamada yapılan tebliğlerin usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de; dosyada ek rapor-ıslah dilekçesi tebliği, ikinci ek rapor tebliği ile birleşen dosya dava dilekçesi ve gerekçeli karar tebliğinin davalının elektronik tebligat adresine yapıldığı ve tebliğlerin bu şekilde usule uygun olduğu ve davalının davadan haberdar olduğu ancak davalı tarafından yargılamada tebligatların usulsüz olduğuna yönelik itiraz edilmediği, bu halde davadan ilk derece mahkemesi yargılamasında haberdar olan davalının usulsüz tebliğe dair istinafı kabul edilmediği ve esasa dair istinaf sebeplerinin incelendiği, hükme esas alınan raporların gerekçeli, açıklayıcı ve olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmaması nedeniyle istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararının, maddi vakıa, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf sebep ve gerekçesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, tensip zaptı ve sonraki tebligatların davalıya usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatası incelendiğinde tebligatın çalışana tebliğ edildiğinin yazdığını, söz konusu tebligatın usulsüz olup, davalının iş bu davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olduğunu, yargılama yapıldığından dahi haberi olmayan davalının savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının alenen ihlal edildiğini, yerel mahkeme tarafından tebligatta ismi yazılı şahsın davalı şirkette çalışıp çalışmadığının dahi araştırılmadığını, olayın meydana gelmesinde davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu olayda söz konusu olayın iş kazası olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığını, olayı gördüğünü iddia eden sadece bir tanığın beyanlarına göre karar verildiğini, iş yerinde kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuat gereğince yasal tüm önlemlerin alındığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, dosya kapsamında bulunan ve noterden düzenlenen 16.03.2017 tarihli vekaletnamede ...'ın yetkili kılındığının , dava dilekçesi ve diğer tebligatların şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresine bu şahıs imzasına usulüne uygun tebliğ edildiğinin, daha sonrasında ise yine davalı şirketin elektronik tebligat adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilen bilirkişi raporlarına davalı tarafından itiraz edilmediğinin anlaşılması karşısında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.