Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4675 E. 2024/5901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4675
- Karar No
- 2024/5901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/286 E., 2024/10 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen işe giriş bildirgesinde yer alan doğum yerinin tashihi istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Dairenin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; işe giriş bildirgesinde “Bingöl” olarak yazılı bulunan doğum yerinin nüfus kaydına uygun olarak “Şemsi” olarak düzeltilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.11.2008 tarihli ve 2008/78 Esas, 2008/844 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne .... Sicil numaralı SSK dosyasında kayıtlı bulunan sigortalı .... oğlu, 1956 doğumlu, ... (...an) 'nun bu sicil dosyasında bulunan işe giriş bildirgelerindeki doğum yerlerinin nüfus kaydına uygun olarak Şemsi şeklinde düzeltilmesine, artan kısma ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.04.2010 tarihli 2008/22112 Esas, 2010/5259 Karar sayılı ilamı ile somut olayda, Mahkemece, doğum yerinin tashihine karar verilen işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgilerinin ve dolayısıyla hizmetlerin davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi amacına yönelik olarak, işe giriş bildirgelerinde yazılı kimlik bilgileri ile kayıtlı, başkaca ... .... (....) isimli şahıs bulunup bulunmadığını hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde Nüfus Müdürlüğü ile davalı Kurumdan araştırılmalı; şahsi sicil dosyası ile işyeri dosyası getirtilmeli, işe giriş bildirgelerindeki imzaların kime ait olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmalı, o dönemde aynı işyerinde çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yerde, komşu işyerlerinde çalışan işveren veya çalıştırdıkları kişiler tespit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmalı, işyeri dosyasında varsa fotoğraflı düzenlenmiş belgeler getirtilmeli ve gerektiğinde fotoğraf incelemesi de yapılmalıdır, gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 29.09.2015 tarihli ve 2010/580 Esas, 2015/781 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne 11960408 Sicil numaralı SSK dosyasında kayıtlı bulunan sigortalı Abdulkerim oğlu, 1956 doğumlu, ... (Ceyhan) 'nun bu sicil dosyasında bulunan işe giriş bildirgelerindeki doğum yerlerinin nüfus kaydına uygun olarak şemsi şeklinde düzeltilmesine. artan kısma ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 10.11.2016 tarihli 2016/15334 Esas, 2017/13618 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece, davacının çalışmasının gerçekliği ve aidiyetinin belirlenebilmesi amacıyla; Nüfus Müdürlüğünden Türkiye genelinde davacı ile ismi aynı olan ve aynı kimlik bilgilerine sahip başka birinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve ihtilaf konusu olan çalışmaların bildirildiği işyerlerinin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece çekişme konusu hizmetlerin, gerçekte kime ait olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilmeli, varılacak sonuca göre karar verilmelidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.07.2018 tarihli ve 2017/255 Esas, 2018/723 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne .... Sicil numaralı SSK dosyasında kayıtlı bulunan sigortalı .... oğlu, 1956 doğumlu, ... (....) 'nun bu sicil dosyasında bulunan işe giriş bildirgelerindeki doğum yerlerinin nüfus kaydına uygun olarak Şemsi şeklinde düzeltilmesine, artan kısma ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir. E.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 04.02.2020 tarihli 2019/2239 Esas, 2020/682 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme tarafından, Nüfus Müdürlüğünden, davacının TC Kimlik numarası da dahil olmak üzere verilen bilgilerle davacı ile benzer kimlik bilgilerine sahip kimsenin bulunup bulunmadığının sorulmasının yerinde olmadığı açıktır. Öte yandan dinlenen tanıklar da davacının kimlik bilgilerinde hata olmayan bildirgelerle çalıştığı işyerlerinde çalışan kişilerdir. Dolayısıyla davacının doğum yerinin hatalı olarak yazılı olduğu ileri sürülen işe giriş bildirgeleriyle girdiği işyerlerinde çalışan kişilerden tanık dinlenerek bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı belirlenmelidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıklar, nüfus kayıtları, ile davacının davasının kısmen kabulüne, .... Sicil numaralı SGK dosyasında kayıtlı bulunan sigortalı ... oğlu, 1956 doğumlu, ... (...) 'nun bu sicil dosyasında bulunan işe giriş bildirgelerindeki doğum yerlerinin nüfus kaydına uygun olarak Şemsi şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, nüfus müdürlüğü kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.