Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3231 E. 2024/5041 K.
Konu: Hizmet Ve Prime Esas Kazancın Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3231
- Karar No
- 2024/5041
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Ve Prime Esas Kazancın Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3230 E., 2023/3279 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/18 E., 2023/73 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesindeki ... Otel Sera (Lara Şubesi) işyerinde, 01.03.1999-14.01.2013 tarihleri arasında (en son) net 1.370,00 TL ücretle kesintisiz olarak, "restoran şefi" pozisyonunda görevli personel olarak çalıştığı halde, işyerinde geçen bir kısım hizmetlerinin eksik gösterilmiş olduğunu ileri sürerek, belirtilen tarihler arasında işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının ve eksik hizmetlerinin tespitini istemektedir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzasını taşıyan "İşe Giriş Bildirgesinde belirtildiği üzere işyerinde 04.11.2009 tarihinde çalışmaya başlamış olduğunu ve işyerinde geçen çalışmalarının sürekli olmayıp kesintili olarak geçtiğini, 2005-2008 tarihleri arasında büyük tadilat olması sebebiyle otelin kapalı olduğunu, sair zamanlardaki eksik bildirimlerin ise davacının ücretsiz izin talep dilekçelerine dayalı olarak ücretsiz izin kullanmalarından ve özel nedenlerle ayrılma isteği ile ayrıldıktan sonra tekrardan gelip iş istemeleri üzerine yeniden işe alınarak çatışmaya başlamış olmasından kaynaklandığını, işyerinde 1.370 TL net ücretle çalışma iddiasının da doğru olmadığını, davacının itirazsız olarak kabul ettiği imzasını havi bordrolarda ve banka kayıtlarında görüldüğü üzere prime esas kazancın brüt 1.300 TL olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili davaya cevap dilekçesinde özet olarak; 5 yıllık "hak düşürücü süre"nin geçtiğini, Kurum kayıtları itibariyle davacının, davaya konu işyerindeki çalışmalarının aralıksız olmayıp; 01.03.2002-22.12.2005 ve 12.06.2006-14.01.2013 tarihleri arasında fasılalı olarak sigortalı çalışması bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları, bilirkişi raporu, emsal nitelikte kesinleşen Mahkeme dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkete ait işyerinde 04.11.1999-14.01.2013 tarihleri arasında Kuruma bildirilenler dışında 1495 gün hizmet akdine tabi olarak en son brüt 1.466,69 TL (net 1.050,00 TL) ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği kanaatiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkete ait işyerinde 04.11.1999-14.01.2013 tarihleri arasında Kuruma bildirilenler dışında 1495 gün hizmet akdine tabi olarak en son brüt 1.466,69 TL (net 1.050,00 TL) ücret karşılığı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunun yok hükmünde olduğunu, daha önce kesinleşmiş olan alacak davasının bu dosyaya kesin delil niteliğinde olmadığını, anılan alacak davasında bu davanın çözümü için gereken delillerin toplanmamış olduğunu, mahkemenin delillerin takdirinde hataya düşmüş olduğunu, mahkemece başka bir araştırma yapılmaksızın salt bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş olduğunu, davacının müvekkili şirkette kesintili olarak çalışmış olduğunu, müvekkili şirkete ait otelin 2006 - 2007 yılları arasında tadilata girdiğini, yeni otel inşaatının devam ettiğinin tanık beyanları ve yazılı belgeler ile sabit olduğunu, bu dönemde işçi çalıştırılamayacağının sabit olduğunu bu dönemde dahi tam çalışma yapıldığının düşünülmesi ve buna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce görülen alacak davasında müvekkili kurumun taraf olmadığını ve işçi alacaklarına ilişkin davalar ile hizmet tespitine yönelik davaların yargılama usullerinin de farklı olması nedeniyle bu davanın kesin delil niteliği taşımayacağını, mahkemenin hatalı bilirkişi raporunu esas alarak hukuka aykırı bir karar vermiş olduğunu belirtmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıklarının anlatımlarına, davalı işveren kayıtlarına, davalı işyerinde 10.12.2007-15.05.2012 tarihleri arasında SGK denetmenlerince yapılan teftiş ve bu teftişler sonucu düzenlenen teftiş raporları içeriklerine, taraflar arasında görülen ve kesinleşen işçilik alacakları dava dosyası kapsamına, aynı hukuki sebebe dayalı olarak, aynı dönemlere ilişkin emsal işçiler tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal dosya içeriklerine (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 gün ve 2018/2251 Esas, 2019/5374 Karar sayılı ilamıyla onanan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 gün ve 2017/3322 Esas, 2018/360 Karar sayılı kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2018 gün 2017/1820 Esas, 2018/10439 Karar sayılı ilamıyla onanan Dairenin 08.02.2017 gün 2017/146 Esas, 2017/184 Karar sayılı kararı) bu yöne ilişkin Mahkeme kabulü ve gerekçesi yerinde bulunduğundan davalı ve fer'i müdahil Kurumun istinaf sebepleri yerinde bulunmamış, yine prime esas kazanç davası yönünden daire iade kararı sonrası yapılan araştırma ve bilirkişi raporu kapsamına, davacının ücreti ile ilgili Eylül 2012 dönemine kadar ücret bordroları ve banka ödeme kayıtları ile tüm dosya içeriğine göre mahkeme karar ve gerekçesi yerinde olup davalıların bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmediğinden davalı şirket ve Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesi, 289 uncu maddesi, 292 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 nci maddeleri 2-5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası ile 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 77 nci maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.