Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2552 E. 2025/2303 K. – Tespit Ve İş

Konu: Tespit Ve İş Kazasından Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2552
Karar No
2025/2303
Karar Tarihi
Konu
Tespit Ve İş Kazasından Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1178 E., 2023/2370 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2023/26 K. Taraflar arasındaki tespit ve iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar SGK, ..., ..., ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar SGK, ..., ..., ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalılardan ...'in Balkan 1 ve Balkan 2 adında Pınarbaşı'nda pide fırını işlettiğini, davacının davalı ...'in motosikleti ile pide servisi işinde çalıştığını, 17.10.2007 günü saat 20.40 sıralarında trafik kazası meydana geldiğini, davacıyı sigortasız olarak çalıştırdığını, kazayı SGK'ya bildirmediğini iddia ederek maddi ve manevi zararların davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davacının arkadaşının yakını olduğunu, motosikleti ödünç istediğini, iş yerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..davanın kısmen kabulü ile, 1-Davacının 17.10.2007 tarihinde uğradığı trafik kazasının iş kazası olduğunun tespiti ile davacıya davacıya kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına, iş kazası nedeniyle meydana gelen maluliyet oranının % 30,2 olduğunun tespitine, 2-300.000 TL maddi tazminatın (taleple bağlı kalınarak) olay tarihi olan 17.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 3-25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 4-Maddi tazminat talebine ilişkin SGK Başkanlığı ve Güvence Hesabına açılan davaların ayrı ayrı reddine,.." şeklinde karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar SGK, ..., ..., ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine... " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle manevi tazminatın düşük tayin edilmesi, ...'na açılan davanın reddi yönünden karar verilmesi ve ...'nın sorumluluğuna gidilmemesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan raporlar, sunulan belgeler ve tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin yaşanan olay neticesinde manevi anlamda zarara uğradığı ve uzun süren yargılamanın da etkisiyle daha da mağduriyet yaşadığının açık olduğunu, manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiğini fakat bu anlamda manevi zarara ilişkin verilen kararın bundan uzak olduğunu ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle öncelikle davacının dava ve ıslah dilekçesinde artırdığı tazminat taleplerinin müvekkili yönünden zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı defi'nin kabul edilmemesi halinde ise; davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının kaza tarihinde müvekkilinin işçisi olmadığını, davacı gerçeğe uygun olarak kazadan sonra iş kazası niteliği de olmadığından İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/334 E. sayılı dosyası ile trafik kazası nedeniyle tazminat davası açtığını, müvekkilinin de hiçbir kusurunun olmadığını, Mahkeme kararında hükmedilen meblağların sebepsiz zenginleşme yaratacak şekilde yüksek meblağlar olduğunu, davacı tarafın istinaf bozma ilamı öncesinde dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinden de anlaşıldığı üzere davacının zararlarının güvence hesabından karşılanmış olup ayrıca bir maddi zarardan bahsetmenin de mümkün olmadığını, Mahkeme kararına dayanak yapılan 24.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye gelirinin rücuya tabi bölümünün belirlenmesinde İzmir 1. İş Mahkemesi'nin 2014/160 E. 2015/506 K. sayılı kesinleşmiş kararını dikkate almadığını ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; taleplerinin müvekkili yönünden zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları Mahkemece kabul görmese bile, davacı tarafın tüm zararının 13.05.2009 tarihinde ... tarafından karşılandığını, verilen kusuru kabul etmediklerini, mahkemenin hükme esas aldığı diğer bilirkişi raporunun ise 24.12.2022 tarihli zararın tespitine yönelik bilirkişi hesap raporu olduğu ve bu raporunda hatalı olduğunu, mahkemenin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından 13.07.2021 tarih 2021/538 Esas 2021/1211 Karar sayılı ilamında değinilen hususlara uygun bir yargılama yapmadığı gibi eksik hüküm kurduğunu ve lehe oluşan usulü kazanılmış haklarının dikkate alınmadığını, davacının ıslah harcını yanlış yatırdığı, davacı tarafın zararlarının Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... tarafından karşılanmış olup mükerrer bir tahsilatın söz konusu olacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksine düşünce hasıl olsa dahi Mahkemece hüküm altına alınan maddi manevi tazminat miktarlarının fahiş olup müvekkilinin mahvına yol açacak şekilde olduğunu ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Davalı vekili ... vekili istinaf dilekçesi ile; davacının, işveren ...'e ait pide salonunda motorlu kurye olarak çalışırken 17.10.2007 tarihinde pide dağıtımında kullandığı işverene ait .... plakalı motorsiklet ile davalı ...'ın idaresindeki .... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin 17.10.2007 günlü olay tarihinden önce... plakalı aracı haricen ...'a sattığını, aracın olay tarihinde müvekkili adına kayıtlı olsa dahi kaza tarihinde ...'ın aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/3593 Esas 2016/1907 Karar sayılı kararında aracın haricen satılması halinde henüz resmi devri yapmamış olan satıcının hukuki sorumluluğunun olmadığına karar verildiğini, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında müvekkilinin kusursuz sorumluluğunun olup olmadığına dair hiçbir inceleme yapılmadığını, ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi dolduktan sonra sunulmuş olup ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazını tekrar ettiklerini ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Başkanlığı vekili istinaf dilekçesi ile müvekkili kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiği halde, istinaf konusu kararda, maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının ıslah ettiği maddi tazminat taleplerinin tamamının müvekkili kurum yönünden reddedildiğinden reddedilen tutar üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini savunarak kararın istinafen tetkiki ile müvekkili kurum lehine kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zararlandırıcı olayı sonucu davacının açtığı iş kazası tespit davası ile tazminat davasının birlikte görülüp görülemeyeceğine ilişkindir. HMK’nun 167. maddesi uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile davaların ayrılmasına, davanın her safhasında karar verilebilir. Yine aynı yasanın 30.maddesinde Mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının görülebilmesi için meydana gelen olayın Kurum tarafından iş kazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın iş kazası olarak tespiti gerekmektedir. Zira açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki İş kazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için iş kazası sigorta kolundan Kurumun hak sahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan maddi tazminattan tenzili gerektiği gibi,tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı (olay iş kazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun iş kazası tahkikatı ve giderek olayın iş kazası olarak tespit olunması önem arz etmektedir. Mahkemece yapılacak iş; tespit davasını tazminat davasından tefrik edip ayrı esasa kaydetmek, tespit davasını tazminat davası için bekletici mesele saymak, tespit davasını sonuçlandırıp tespit davasında verilen hüküm kesinleştikten sonra çıkacak sonuca göre tazminat davasını sonuçlandırmaktır. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, kamu düzenine ilişkin bu husus re’sen nazara alınmalı, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada taraf vekillerinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına , Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2552, K. 2025/2303, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2552-e-2025-2303-k-3aa27f966ab6