Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1852 E. 2024/11032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1852
- Karar No
- 2024/11032
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2023/199 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 22.01.2007 tarihli dilekçesi ile Bakırköy Sigorta Müdürlüğünden 2006/28204 E, 2006/27673-27674-27675 E sayılı olarak 1. Ordu Merkez Bakım Komutanlığına ödeme emri gönderildiğini, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi gereği sigorta primleri kesilerek 80 inci maddede belirtilen süre içerisinde SSK'nın ilgili hesaplana aktarılmak üzere tahakkuk ve tediye ödeme sorumluluğu bulunan MSB İç Tedarik Bölge Başkanlığı Nakit Saymanlığı Müdürlüğüne eksiksiz ve süresi içersinde ücret bordroları ile birlikte gönderildiği Komutanlıkta bulunan belgelerden tespit edildiğini, her yıl MSB Sosyal Sigortalar Müfettişlerince de prim tutarlarının tam olarak kesilip kesilmediği ve tahakkuktan sorumlu bulunan nakit saymanlığına ilgili evrakların zamanında gönderilip gönderilmediğinin incelendiğini, bu güne kadar yatırılmayan veya eksik yatırılan sigorta pim borcu olmadığı teftiş özel raporlarında da belirtilerek bir suretinin Bakırköy Sigorta Müdürlüğüne gönderildiği, ödeme emirleri doğrultusunda MSB İç Tedarik Bölge Başkanlığı Nakit Saymanlık Müdürlüğü ile yapılan görüşmede genel tebliğin yürürlük tarihine kadar aybaşı terimi tüm kamu kurumun ve kuruluşların mali işlerinde her ayın biri olarak kabul edildiği, SSK'da 15'i olarak işlem sonrasında ilgili SSK Müdürlüğüne mali mevzuatlarında belirtilen süreler içerisinde yatırıldığı, ödemelerin fazla olarak yatırılmış olup bunların her hangi mahsup işlemi yapılmadığını, beyanla haksız ve mesnetsiz gönderilen icra emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davada husumetin yanlış yönlendirildiğini, SSK Genel Müdürlüğü diye bir ünvan olmadığını, Bakırköy Sigorta Müdürlüğü'nün de tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davanın 7 günlük yasal süresi içinde açılmadığını, 1. Ordu Merkez Bakım Komutanlığının iş yerinde çalışan sigortalıları ile ilgili fazla prim kesildiğinden bahis ile tahakkuk tutarları ile uyuşmaması üzerine bazı aylarda eksik, bazı aylarda fazla ödeme yapıldığını, bazı aylarda ise hiç ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine borç görünen döneme ilişkin makbuzların ibrazında gerekli mutabakatın sağlanacağının bildirildiğini, makbuzların ibrazından sonra Kurum tarafından başta yapılan tespitin doğru olduğunun saptandığını, mevcut borç bakiyesinin 6183 sayılı Kanun gereği tahsili için icra takip servisine gönderildiğini, kurumca 16/180 Ek genelge dikkate alınarak gerekli mahsup ve icraya intikal etmiş borçların tenzil işlemi yapılarak icra takibine devam edildiğini beliterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.02.2012 tarih, E.2006/200, K.2012/58 sayılı kararıyla; "... tarafların delilleri, Kurum kayıtları, takip dosyaları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmış, dosya tüm olarak değerlendirilmiş olmakla, ödeme emrinin tebliğinin 06.12.2006 olup davanın 12.12.2006 tarihinde açıldığı, hazinece ödeme iddiasıyla itiraz edilmiş ise de yapılan inceleme, alınan rapor doğrultusunda Kurumca ödemeler düşüldükten sonra bakiye borç yönüyle takibe geçildiği, evraklarda bir usulsüzlük olmadığı kanaatiyle davanın reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 13.12.2013 tarih ve 2012/10826 E.-2013/24285 K. sayılı kararında; "... Mahkemece, davalı Kurum işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirten bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; söz konusu bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmadığı gibi, uyuşmazlığa konu prim borcu miktarı ile bakiye borç bulunup bulunmadığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle; tahakkuk ettirilen ve davaya konu olan 2002/6 – 2004/2 ayları arasındaki döneme ilişkin tüm prim tahakkuk ve ödeme belgeleri getirtilip üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı ... Bakanlığının prim borcu miktarı, ödeme tarihleri, geç ödeme söz konusu ise geç ödeme tarihine göre işleyecek gecikme zammı tutarı ve giderek bakiye prim borcu bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının bir kısım ödeme emrinin davalı Kurum tarafından re’sen iptal edildiğine ilişkin iddiası araştırılarak, deliller takdir edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.12.2018 tarih ve E. 2014/22, K.2018/358 sayılı kararı ile "... Dava konusu olan ödeme emirleri tek tek incelendiğinde 2006/28204 sayılı takibe ait ödeme emrinin 04.10.2014 tarihinde terkin edilmiş olduğu, 2006/27675 sayılı ödeme emrinde ise takibin 04.10.2014 tarihinde Kurumca terkin edildiği, 2006/27673 sayılı takipte ise Kurumdan celp edilen belgeler ve kurum cevabında görüldüğü gibi tüm borcun ödenmemiş olduğu, 2006/27674 sayılı takipte ise 2004/8 ve 2004/9. ayları için talep edilen miktarların terkin edilmiş olduğu, diğer aylara ait borçlardan dolayı davacının sorumlu olacağı" gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulüne, 1-Kurumca gönderilen 2006/28204 ve 2006/27675 Esas sayılı ödeme emirlerinin iptaline, 2-2006/27674 esas sayılı ödeme emrinde 2004/8 ve 2004/9 aylarındaki alacak terkin edilmiş olduğundan ödeme emrinin bu aylara ilişkin bölümünün iptaline, 2004/10, 2004/12, 2005/1, 2005/6, 2006/6 ncı aylar yönünden talebinin reddi ile takibin devamına, 3-2006/27673 esas sayılı ödeme emri yönünden davacının talebinin reddi ile takibin devamına" karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.05.2019 tarih ve E.2019/1814, K.2019/4264 sayılı kararında; "...Dosya kapsamında; 2006/27673 sayılı ödeme emrine konu prim borçlarının incelenmesinde; 2003/7 devresine ilişkin olarak toplam 235.497,78 TL'nin tenzil edilerek 212.079,33 TL asıl, 171.990,17 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 384.069,50 TL üzerinden mezkur icraya devam edilmesi yönünde davalı Kurumca iç yazışma yapıldığı, davalı Kurum vekilinin 11.05.2007 tarihli cevap dilekçesinde de bu durumun teyit edildiği ancak Mahkemece bu duruma ilişkin bir tespit ve değerlendirme yapılmadığı; bilirkişi incelemesinde yalnızca ödeme emirleri göz önünde bulundurularak inceleme yapıldığı, dosyada mevcut ödeme belgelerinin nazara alınmadığı anlaşılmakla; Mahkemece 2003 yılı 7. ay borcu bakımından davalı Kurumca tenzilat yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, davacı Kurumun yaptığı ödemeler gözönünde bulundurularak bilirkişi incelemesi ile davacı ... Bakanlığının prim borcu miktarı, ödeme tarihleri, geç ödeme söz konusu ise geç ödeme tarihine göre işleyecek gecikme zammı tutarı ve giderek bakiye prim borcu bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bakiye borcun miktarı araştırılmalıdır." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.06.2021 tarih ve E. 2021/383, K.2021/122 sayılı kararı ile "...bozma sonrası yapılan yargılama Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, Kuruma yazılan müzekkereye Zeytinburnu Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 22157208 sayı ve 16.03.2021 tarihli cevapta 2006/27673 sayılı ödeme emrinde 2002/7, 8, 10, 12, 2003/1, 2, 3, 4, 7, 8, 10, 12, 2004/1, 10, 12 2005/1, 6 ve 2006/6 dönemlerine ait 336.432,34 TL anapara, 283.134,94 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 619.567,28 TL alacak için takibe geçildiği, 03.12.2006 tarihinde tebliğ yapıldığı, devamında 2003/7. ayla ilgili 28.08.2003 tarihinde süresi içinde ödenen 112.594,80 TL kısmi bir ödeme olduğu saptandığından 2003/7. aya ait 124.353,01 TL anapara, 111.144,77 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 235.497,78 TL tenzil edildiğini, ödeme emrinde 212.079,33TL anapara, 171.990,17 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 384.069,50 TL tutar üzerinden takibe devam edildiğini, tenzil edilen 2003/7. aya ait süresi içinde ödenen 112.594,80 TL mahsup edildikten sonra ilgili aydan kalan 11.758,21 TL anapara, 12.477,68 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 24.235,89 TL için 2007/14301 sayılı ödeme emri ile yeniden takibe geçildiğini, 2003/7. ay ile ilgili süresi içinde yapılan 112.594,80 TL'lik ödeme dışında diğer dönemlerle ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği, bu haliyle 2003/7. aya ilişkin borcun takibe geçilmeden önce 28.08.2003 tarihinde süresi içinde ödendiği halde bu dönemin de takibe konu edildiği ve takip sonrasında tenzil işleminin yapıldığı anlaşılmış, 2006/27673 sayılı ödeme emrinde takip öncesi ödeme nedeniyle tenzilat yapılan 2003/7 dönemi yönünden ödeme emrinin bu aya ilişkin bölümünün iptaline, takibin 2002/7, 8, 10, 12, 2003/1, 2, 3, 4, 8, 10, 12, 2004/1, 10, 12, 2005/1, 6 ve 2006/6 ayları yönünden devamına karar verilmiş, diğer hususlar bozma kapsamı dışında kaldığından irdelenmediği" gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulüne, 1-Kurumca gönderilen 2006/28204 ve 2006/27675 esas sayılı ödeme emirlerinin iptaline, 2-2006/27674 esas sayılı ödeme emrinde 2004/8 ve 2004/9 aylarındaki alacak terkin edilmiş olduğundan ödeme emrinin bu aylara ilişkin bölümünün iptaline, 2004/10, 2004/12, 2005/1, 2005/6, 2006/6'ncı aylar yönünden talebinin reddi ile takibin devamına, 3-2006/27673 Esas sayılı ödeme emrinde 2003/7 dönemine ait borcun tenzil edildiği anlaşılmış olmakla ödeme emrinin bu aya ilişkin bölümünün iptaline, takibin 2002/7,8,10,12, 2003/1,2,3,4,8,10,12, 2004/1,10,12, 2005/1,6 ve 2006/6 ayları yönünden devamına" karar verilmiştir. E. 3 üncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 28.04.2022 tarih ve E.2021/8152, K.2022/6624 sayılı kararında; "...Eldeki davada, Mahkemece yapılması gereken iş; 2006/28204 ve 2006/27675 nolu ödeme emirlerinin konusuz kalması nedeniyle bu ödeme emirleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; 2006/27673-27674 nolu ödeme emirleri yönünden ise, bozma ilamında belirtilen hususları karşılayacak şekilde, davalı Kurum tarafından yapılan mahsup ve terkin işlemlerinden sonra bakiye alacak miktarının davacı ..., davalı Kurum kayıtları ve dosyadaki belgelerin incelenmesi yolu ile hesap uzmanı bilirkişi (mali müşavir vs.) tarafından düzenlenecek denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.11.2023 tarih ve E. 2022/50, K.2023/199 sayılı kararı ile "... Davaya konu ödeme emirleri 2006/28204, 2006/27673, 2006/27674 ve 2006/27675 olup, yukarıda değerlendirmeler bölümünde bahsedildiği ve yine dosya kapsamı gelen müzekkere cevaplarından ve Yargıtay bozma ilamlarından 2006/28204 ve 2006/27675 sayılı takiplerin terkin edildiği anlaşılmakla bozma ilamı da gözetilerek bu takipleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Kurum tarafından düzenlenen 2006/27674 sayılı ödeme emrinin incelenmesinde; esas borcun 2004/04, 08, 09, 10, 12, 2005/01, 06 ve 2006/06 aylara ilişkin olduğu, Kurum tarafından Mahkememizce istenen müzekkere cevabında 2004/08 ve 09 aylara ilişkin terkin işleminin yapıldığı, diğer ayalara ilişkin ise bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla takibe konu alacaklara ilişkin 2004/08 ve 09 aylarındaki bedellerin terkin edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, diğer aylara ilişkin ise takibin Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 6.375,65 TL asıl alacak, 3.353,45 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 9.719,10 TL olarak devamına karar verilmiştir. Bozmaya asıl konu olan 2006/27673 sayılı ödeme emrinin incelenmesinde ise; borcun 2002/07, 08, 10, 12, 2003/01, 02, 03, 04, 07, 08, 10, 12, 2004/1, 10, 12, 2005/01, 06, 2006/06 aylara ilişkin olduğu, 336.432,34 TL anapara, 283.134,94 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 619.567,28 TL üzerinden takibin başlatıldığı, davacıya 03.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından 28.08.2003 tarihinde takibe konu 2003/07 aya ilişkin 112.594,80 TL ödeme yapıldığı, davalı Kurum tarafından 124.353,01 TL ana para, 111.144,77 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 235.497,78 TL tenzilat yapılıp 212.079,33 TL anapara, 171.990,17 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 384.069,50 TL üzerinden takibe devam edildiğinin bildirildiği, ödeme sonrası kalan 11.758,21 TL anapara, 12.477,68 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 24.235,89 TL'nin ise 2007/14301 sayılı takip ile davacıdan istendiği anlaşılmıştır. 2003/07 aya ilişkin kurum tarafından tenzilat yapıldığından ve aynı zamanda bakiye kısım için de ayrı bir takip başlatıldığından bu aya ilişkin asıl alacak 11.758,21 TL asıl alacak, 10.780,29 TL gecikme zammı olarak devamına tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına karar verilmiş, diğer aylara ilişkin ise ödeme emrindeki miktarlar itibari ile devamına karar verildiği" gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Kurumca gönderilen 2006/27675 ve 2006/28204 sayılı ödeme emirleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Kurum tarafından gönderilen 2006/27674 sayılı ödeme emrinde 2004/8 ve 2004/9 aylarındaki alacak terkini olduğundan ödeme emirlerindeki bu alacaklara ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, ödeme emrindeki 2004/10, 2004/12, 2005/1, 2005/6, 2006/6'ncı aylar yönünden takibin 6.375,65 TL asıl alacak ve 3.353,45 TL gecikme zammı olmak üzere 9.719,10 TL olarak devamına, 3-Kurum tarafından gönderilen 2006/27673 sayılı ödeme emrinde 2003/7 ayına ilişkin bu alacağa yönelik yapılan ödeme sonrasında bu aya ilişkin olarak 11.758,21 TL asıl alacak, 10.780,29 TL gecikme zammı olmak üzere (kurum tarafından tenzil sonrası aynı döneme ilişkin 2007/14301 takip numarası ile takip başlatıldığından) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına, aynı ödeme emrine ilişkin 2002/7, 2002/8, 2002/10, 2002/12, 2003/1, 2003/2, 2003/3, 2003/4, 2003/8, 2003/12, 2004/1, 2004/10, 2004/12, 2005/01, 2005/6 ve 2006/6 aylar yönünden devamına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.