Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1752 E. 2024/1686 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1752
- Karar No
- 2024/1686
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/198 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairece ikinci kez yapılan inceleme sonucunda karar tekrar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2009-2010 yılları arasında güvenlik görevlisi olarak ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti.’de çalıştığını, 01.01.2011 tarihinde emekli olduğunu, bu işyerindeki 528 günlük hizmetinin iptal edildiğini ve 5150 günlük prim gün sayısı şartını taşmadığından aylığının kesildiğinin bildirildiğini belirterek Kurum işleminin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan araştırmada davacının çalıştığı işyerinde fiili bir çalışmasının bulunmadığının müfettiş raporuyla tespit edildiğini, bunun üzerine davacıya yapılan yaşlılık aylığı ödemesinin kesildiğini, ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı işyerince 5510 sayılı Kanun'a istinaden kuruma yapılan sigortalı bildirimlerinin esassız olduğu, aylık prim ve hizmet bildirim belgelerinde bulunan kişiler adına yapılan sigortalı hizmet beyanlarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, bu nedenle Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2015 tarihli ve 2013/611 - 2015/39 Esas ve Karar sayılı kararıyla dosya kapsamına göre davacının adına prim tahakkuku yapılan dönemlerde ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde fiili ve sürekli olarak çalıştığı, bu çalışmasının 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalısı olması gerektiği kanaatine varıldığından davacının 2009 ve 2010 yıllarında ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı işyeri kayıtlarından tahakkuk ettirilen primlerin iptaline ilişkin kurum kararının yerinde olmadığı, kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 17.03.2016 tarih ve 2015/10868 - 2016/3584 Esas ve Karar sayılı ilamı ile " ...Kurum tespit ve bulgularının aksinin aynı derecede somut, inandırıcı, gerçeklere dayalı delillerle kanıtlanması gereğinden hareketle uyuşmazlık konusu dönemler yönünden, aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olup sigortalılıkları Kurumca geçersiz sayılmayan kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince belirlenerek dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, işyerinin faaliyeti ve kapasitesi, çalışma şekli ve düzeni, davacının yaptığı işin ne olduğu, nasıl yerine getirildiği, günlük/haftalık çalışma saatleri saptanmalı, gerektiğinde işyerine ait elektrik ve su faturaları ilgili kurumlardan, işverenin ödediği vergilerde esas alınan kazanç miktarlarını gösteren vergi kayıtları ilgili vergi dairelerinden getirtilerek irdelenmeli, işyerinin faal olup olmadığı belirlenmeli, işyerinin ticari faaliyetinin kapsamına, ticaret ve çalışma hayatının gerçeklerine göre Kuruma bildirildiği kadar sigortalının çalışıp çalışamayacağı ortaya konulmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 28.12.2021 tarih ve 2016/268 -2021/265 Esas ve Karar sayılı kararı ile dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları içeriği ve Yargıtay bozma ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Kurum işlemine esas olan 08.03.2013 tarihli, CP-21 sayılı tanzim olunan denetmen raporu aksinin davacı tarafından aynı derecede somut, inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı anlaşılmakla davalı kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece 27.10.2022 tarih ve 2022/10099 -2022/13229 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3. Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının çalışmalarının filli olmadığına yönelik tespit yerinde ise de aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı ve davacının borçlu olup olmadığı hususunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan 21.07.2023 tarihli bilirkişi Ek Raporu içeriği ve Yargıtay bozma ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Kurum işlemine esas olan 08.03.2013 tarihli, CP-21 sayılı tanzim olunan denetmen raporu aksinin davacı tarafından aynı derecede somut, inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı ve davacının aylık bağlanma yasal koşularının da oluşmadığı anlaşılmakla davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçelerinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında gerçekleştirilen zorunlu sigortalılık bildirimlerinin geçersiz sayılarak yaşlılık aylığının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 2. Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C bendine göre; a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır. b) 23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, bc) 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, bd) 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.05.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada, 28.12.1963 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1983 olduğu, 1983 ve 1987 yıllarında 120 günlük 5434 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki iştirakçiliği, 1987 – 26.12.2010 tarihleri arasında 5.259 günlük 506 sayılı Kanuna/5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) maddesine tabi zorunlu sigortalılığı olmak üzere toplam 5.379 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-(d) maddesi gereğince 01.01.2011 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının, davalı Kurumca yapılan denetim ve araştırma sonrasında 08.03.2013 günü düzenlenen rapora dayanılarak 2013 yılının Mayıs ayında, ... Konfeksiyon İmalat ve Pazarlama Ltd. Şti.’ye ait 1028480 sicil numaralı işyerinden 19.06.2009 – 30.06.2010, 22.07.2010 – 26.12.2010 dönemlerinde tam gün üzerinden eksiksiz gerçekleştirilen 528 günlük sigortalılık bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle geçersiz sayılıp giderek tahsis koşullarını da yitirdiğinden aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2.Somut olayda, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında davacının iptal sonrası 4851 prim günü bulunduğu, 28.12.1963 doğumlu olan davacının 28.12.2023 tarihi itibariyle 60 yaşını doldurmuş olduğu anlaşıldığından bu tarihi takip eden 01.01.2024 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmakla aylık talebinin reddi konusunda verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.