Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16123 E. 2025/6208 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16123
Karar No
2025/6208
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/517 E., 2024/852 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2006 ila 01.04.2013 tarihleri arasında davalı şirketin ... İlçesi ... Köyü oksidiyen taş ocağında gece-gündüz bekçisi olarak çalıştığını, 01.01.2006-01.04.2013 tarihleri arası kesintisiz olarak davalı işyerinde çalışmasına rağmen 01.01.2006-01.10.2009 ve 01.10.2012-01.04.2013 dönemlerinde sigortasının yatırılmadığını, bu nedenle davacının 01.01.2006-01.10.2009 ve 01.10.2012-01.04.2013 tarihleri arası hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Dava dilekçesi usulunce davalı ... A.Ş.'ne tebliğ edilmiş olup, davalı davaya cevap vermemiştir. Fer'i müdahil ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.03.2016 tarihli kararı ile davanın HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca yetki yönünden usulden reddine, Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 30.03.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 24.01.2017 tarihli karar ile; "Dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve usulünce bir yetki itirazı olmaksızın dosya üzerinden yapılan incelemeyle re’sen dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 19.07.2018 tarihli karar ile "Davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde bordro tanıkları olmadığından ve komşu iş yeri tanığı da tespit edilemediğinden bu hali ile davacının davalı yanında iddia ettiği dönemde davalıya bağımlı ve davalı yanında kesintisiz bir şekilde çalışmadığı, neticede davasını ispat edemediği" kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.03.2019 tarihli kararı ile "Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bu aşamada kapsam durumuna göre 10.11.2007-26.05.2009 tarihleri arası dönem bordroları da celp edilerek belirlenmeli, şirketin tescil kaydına göre kapsam öncesi dönemde faal olup olmadığı irdelenmeli, davacının calıştığı birimden re’sen bordro tanıkları belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, davacının beyanında belirtilen kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ayrıca komşu iş yeri tanıkları re’sen tespit edilerek dava kunusu dönemde davacının çalışması ile ilgili bilgileri alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmeli, bu şekilde çalışmanın varlığı ve süresi tereddütsüz bir şekilde tespit edilmeli, aynı işverene karşı açılmış başka hizmet tespiti davaları da olduğu görüldüğünden her bir dosya yönünden tanık beyanları ayrı ayrı alınmalı, deliller ayrı toplanmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemece 31.10.2024 tarihli karar ile "Davalı işveren şirketin önce ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. unvanı ile 25.09.2007 tarihinde ilan edilerek tüzel kişilik kazandığı ve 28.05.2009 tarihinde itibaren şirket nev'i ve unvanının değiştirilerek “... Madencilik San. Tic. A.Ş.” unvanıyla faaliyetlerine devam ettiği ve iş bu şirketin tüzel kişilik kazanmadan önce başka nev'i ve unvan ya da başka şekilde veya davacı yanın iddiası kapsamında daha önce “Vatan Madencilik” adıyla faaliyet gösterdiğine ya da bu tür bir işverenden işyerini devraldığına dair her hangi bir bilgi ve belge olmadığı, davalıya ait ve İstanbul ilinde 1119667-34 numarayla sigorta tescili gören işyerinin 10.11.2007 tarihinde Kanun kapsamına alınmakla 30.04.2013 tarihinde kanun kapsamı dışına çıktığı, Van ilinde 1015159-65 numarayla sigorta tescili gören davalı işyerinin ise 20.08.2010 tarihinde Kanun kapsamına alınmakla 31.12.2011 tarihinde Kanun kapsamı dışına çıktığı, bu belge ve kayıtlar itibariyle davacının davalıya ait İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve sigorta tescili gören işyerinde 01.10.2009 tarihinde sigorta girişi yapıldığı ve 24.08.2010 tarihinde sigorta çıkışı verildiği ve takip eden tarih olan 25.08.2010 tarihinden itibaren bu kez Van ilinde faaliyet gösteren işyerinde sigorta girişi yapıldığı ve 30.10.2012 tarihinde sigorta çıkışının verildiği; bordro tanıklarının beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalıya ait işyerinde 01.01.2006 tarihinde işe başlatılmakla, 01.01.2006-30.09.2009 ve 31.10.2012-01.04.2013 tarihleri arasındaki eylemli çalışma olgusuna dayanacak şekilde çalışması olduğunun şüphe ve duraksamaya yer vermeksizin tespite olanak sağlamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli inceleme, araştırma yapılmadan karar verildiğini, davanın hizmet tespiti davası olup davalı tarafın yetki itirazında bulunmadığını, bu sebeple Mahkemenin re'sen yetki araştırması yapmasının kabul edilemeyeceğini, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16123, K. 2025/6208, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-16123-e-2025-6208-k-7686006ed3db