Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15659 E. 2025/6164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15659
- Karar No
- 2025/6164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2205 E., 2024/2937 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/223 E., 2024/125 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... 'ın İran uyruklu olduğunu, çalışmak için Türkiye'ye geldiğini, davalı işveren bünyesinde geri dönüşüm imal ustası olarak 11.07.2018 tarihinden 29.06.2021 tarihine kadar, en son ücreti aylık net 6.000,00 TL olmak üzere aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, davalı işveren tarafından davacının çalışmasının SGK'ya bildirilmediğini, İŞKUR'daki eğitim programına kaydettirdiğini ve müvekkile Manisa Çalışma ve İş Kurumundan kimlik kartı çıkarıldığını, davacının davalı işyerinde çalışmaktayken 29.06.2021 tarihinde elinin helezon makinesine sıkışması şeklinde iş kazası geçirdiğini ve sağ el işaret parmağından yaralandığını, kazaya ilişkin olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/13887 numaralı soruşturma dosyası ve Manisa 2. İş Mahkemesinin 2021/706 Esas sayılı dosyasında tazminat dosyası açıldığını beyanla davacının davalı işyerinde hizmet akdine tabii olarak 11.07.2018 - 29.06.2021 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve en son ücretinin aylık net 6.000,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkile ait iş yerinde Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü İşbaşı Eğitim Programı kapsamında 1032568 portal numaralı ve Granül İmal İşçisi mesleğindeki programda 04.05.2021 tarihinde çalışmaya başladığını ve 29.06.2021 tarihine kadar granül imalinde çalıştığını, yani davacı şahsın yabancı uyruklu olması sebebiyle ve çalışma izni olmaması nedeniyle İŞKUR aracılığıyla işbaşı eğitim programı kapsamında 04.05.2021 - 30.10.2021 tarihleri arasında çalıştırılmak üzere müvekkil firmada işbaşı yaptığını, bu hususların taraflar arasında imzalanan 03.05.2021 tarihli Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü İşbaşı Eğitim Programı Tip Sözleşme ile de sabit olduğunu, davacının 29.06.2021 tarihinde kendi kusuruyla meydana gelen kaza sonrasında ve raporlu olduğu dönem bittikten sonra hiçbir şekilde işe dönmediğini ve durumu da gerek müvekkiline gerekse işveren Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne bildirmediğini, kendi isteğiyle işe devam etmemiş ve bu nedenle de davacının işvereni olan dava dışı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 14.07.2021 tarihinde işten çıkışının yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 1137738.06 işyeri sicil numaralı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünden 04.05.2021 - 14.07.2021 tarihleri arasında sigortalı bildirimi bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen 29.06.2021 tarihinde iş kazası geçirdiği iddiasıyla ilgili olarak işverence iş kazası bildiriminin yapıldığını, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu ve kayıtların aksi yönündeki iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini belirterek Kuruma intikal etmiş kayıtlarla uyuşmayan iddialar içeren, somut delillerden ve ispatı kabil iddialardan yoksun bir şekilde açılmış olan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, 04.05.2021 - 29.06.2021 tarihleri arasında davalıya ait 1127823.045 sicil numaralı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf yoluna başvuru isteminin reddine, davalı ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekillerinin, istinaf yoluna başvuru isteminin kabulüyle; Manisa 3. İş Mahkemesinin 02.04.2024 tarih, 2023/223 Esas ve 2024/125 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerek komşu işyeri bordro tanıkları gerek ise tanık ...'ın beyanları ile dosya sunulan, mesajlaşma kayıtları, whatsapp kayıtları, fotoğraflardan müvekkilinin iddiaya konu dönemde çalıştığının ispatlandığını, prime esas kazanç tutarı yönünden yeterli araştırma yapılmadığını, senetle ispat kuralının uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 11.07.2018 - 29.06.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üyeler ... ve ...'nın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... ile Üyeler ... ile ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 16.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava hizmet tespiti davası olup; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen karar Dairemiz sayın çoğunluğu tarafından onanmasına karar verilmiş ise de aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk onama kararına aşağıdaki gerekçelerle katılınmamıştır. İnceleme konusu davada, davacının davalıya ait işyerinde 11.7.2018-29.6.2021 tarihleri arasında geçen çalışmalarının sosyal güvenlik hukuku kapsamında 5510 sayılı Kanun'a göre hizmet akdi olarak değerlendirilmesi için aynı Kanun'un 4. maddesi kapsamında sigortalı sayılanlardan olması gerekir. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın sadece somut olayın gerçekleşmesine yönelik sübut dikkate alınarak karar verilmiştir. Davacının İran vatandaşı olup Türk vatandaşı değildir. Yabancıların Türkiye'de çalışma usul ve esasları önceden 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun'a göre düzenlenmiş iken bu kanun 28.07.2016 tarihli 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanun'u ile yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga 4817 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde Kanun'un amacının;"... yabancıların Türkiye'deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek" olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun kapsam başlıklı 2. maddesinde; ".... Türkiye'de bağımlı ve bağımsız olarak çalışan yabancıları , bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri" kapsadığı belirlenmiştir. İzin alma yükümlülüğü ve izin verme yetkisi başlıklı 4. maddesinde; "Türkiye'nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe yabancıların Türkiye’de bağımlı ya da bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerektiği" ifade edilmiştir. 4817 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran ve 4817 sayılı Kanun gibi yabancıların Türkiye'de çalışma izni usul ve esaslarını düzenleyen 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'nun 6/2. maddesinde "Bu kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye'de çalışmaları veya çalıştırılmalarının yasak" olduğu düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik kamu düzeniyle ilgilidir. Kimlerin sosyal güvenlik hakkından yararlanacağı devletlerin yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle kendi milli çıkarları doğrultusunda belirlenir. 1932 yılında yürürlüğe giren 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun gereğince bazı mesleklerin yabancılar tarafından icra edilmelerinin yasaklanması da bu kapsamda yapılan yasal düzenlemelerdendir. Sosyal güvenlik sistemini doğrudan etkileyen bu durum karşısında 4/a maddesindeki sigortalı sayılacak yabancıların yasal bir çalışmalarının bulunması gerekir. Dava dosyası incelendiğinde davacının ilgili makamlara başvurarak çalışma izni aldığına ilişkin bir bilgi ve belge yoktur. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, yabancının bir işveren yanında çalışabilmesi için ilgili makamlardan çalışma izninin alınmış olması gerekir. Davacının Türkiye'de çalışma izninin bulunmadığı açık olup, Türkiye iş Kurumu tarafından işbaşı eğitimine tabi tutulmasının izin mahiyetinde değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak yapmış olduğu çalışmaların bu kanun kapsamında sigortalı hizmetten sayılamayacağı gözetilmek suretiyle davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken sübuta yönelik red kararı yerinde değildir. Sonuç itibariyle doğru olana kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.