Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15637 E. 2025/4591 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15637
Karar No
2025/4591
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1520 E., 2024/3056 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, tütün üretimi yaptığını, sigortalılık başlangıç tarihinin tevkifat olması nedeniyle 01.05.1998 tarihinden itibaren tespitine, 01.05.1998-22.04.2004 arasındaki sürelerin ihyasını talep ettiğini, tevkifat borçlanması 7440 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu tarihte yapılacak iken Kurumun olumsuz cevabı nedeni ile yapılamadığından, prim farkı ödeme tutarının yapılandırma kapsamındaki döneme göre hesaplanmasını, ayrıca Temmuz 2023 ayında aylığa hak kazanacağı halde ilk işe giriş tarihinin 01.05.2001 sayılmasından dolayı aylık bağlanamadığını, dava sonuçlanıncaya kadar alacağı emekli maaşı, ikramiye vb.nin yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının talebinin öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Tekel firmasının bildirim listelerinde davacının adına rastlanılmadığını, tevkifatın intikaline ilişkin banka dekontunun bulunmadığını, 2004/4 dönemine ait bildirim listesinin Kurum kayıtlarına intikal etmemiş olması nedenleri ile işlem yapılmamış olup 2001/4-2003/4 dönemine ait kesintiler 01.05.2001 tarihinde tescil edildiğini, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "1-Davanın kısmen kabulüne, -... T.C. kimlik numaralı davacı ...’ın 01.05.1998-30.04.2001 ve 01.01.2002-30.04.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun gereğince zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının başvurusuna göre 2001/4-2003/4 dönemleri tescil edildiğini, tevkifat tutarlarının Kuruma intikal etmesi gerektiğini, davacının 7440 sayılı Kanun'dan faydalanmasının mümkün olmadığını, kararın bozulması ile davanın reddini savunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tevkifata dayalı olarak 01.05.1998-22.04.2004 arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir. 1.2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10-1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir. Dosya kapsamında; Kurumun 07.06.2024 tarihli yazısında davacının 1999/4 dönemine ait tevkifat kesintisinin Bağ-Kur hesabına yüklenerek 01.05.1999-31.12.1999 tarihlerinin tespit edildiğini, Bağ-Kur süresinin güncellendiğini bildirdiği gözetildiğinde Kurumun tescil yazısına göre belirtilen dönem bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15637, K. 2025/4591, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-15637-e-2025-4591-k-1c27f62ac615