Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15549 E. 2025/4588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15549
- Karar No
- 2025/4588
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2007 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 31.08.2020 tarihine kadar sürdüğünü, çalışmaya başladığı tarihten sonra zaman içerisinde böbrekleri ile ilgili bir takım rahatsızlıklar hissetmeye başladığını, rahatsızlığının giderek artması sonucunda ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde davacıya kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu, sonrasında 26.03.2009 tarihinde böbrek nakli olarak normal yaşantısına döndüğünü, bir süre sonra da çalışma hayatına geri döndüğünü, daha sonra rahatsızlıklarının nüksetmesi üzerine ... Devlet Hastanesi'ne başvurarak vücut fonksiyonlarında oluşan engeli ile ilgili rapor almak istediğini, hastane tarafından düzenlenen 08.02.2018 tarihli "Engelli Sağlık Kurulu Raporu"nda davacıya %75 oranında "Epilepsi+Renal TX Transplantasyonlu" teşhisi konulduğunu, 24.12.2019 tarihinde, davalı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne malullük aylığı bağlanması için başvurmuşsa da bu başvurusunun davalı Kurum tarafından reddedildiğini, başvurunun reddedilmesi üzerine davalı Kurumun bu ret kararına karşı müvekkili tarafından 02.03.2020 tarihinde Yüksek Sağlık Kurulu'na itirazda bulunulduğunu, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 09.09.2020 tarih ve 2020/12681 sayılı kararı ile müvekkilinin sigortalı çalışmaya başladığı tarihte maluliyetini gerektiren hastalık ve arıza ile çalışmaya başladığı ve bu sebeple maluliyet sigortasından faydalanamayacağının belirtildiğini ileri sürerek; davacıya Kuruma müracaat tarihi olan 24.12.2019 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanmasına, 24.12.2019 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıklarının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının 01.01.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine, hak ettiği aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, buna aykırı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 09.09.2020 tarihli Raporda, "Sigortalının 506 sayılı Kanuna tabi işyerine maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile işe girdiğinden aynı Kanun'un 53. maddesinin (B) fıkrası hükmünce maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağı”, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 05.12.2022 tarih 25402 sayılı Raporunda, "Metin oğlu 01.09.1989 doğumlu ...’nun mevcut hemodiyalizi gerektirir böbrek yetmezliği nedeniyle 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği M 1.a maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, mevcut belgelere göre maluliyetinin ... Devlet Hastanesi’nin 07.12.2008 giriş 11.12.2008 çıkış tarihli 605.611 sayılı Epikriz raporunun düzenlendiği 07.12.2008 tarihinden itibaren başladığı, sorulduğu üzere 13.06.2007 tarihinde kişinin çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybettiğini gösterir bir tıbbi belgenin dosyada mevcut olmadığı, aynı Yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı; Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 23.11.2023 tarih, 3671 sayılı Raporunda, "Metin oğlu, 1989 doğumlu ...’nun mevcut hemodiyalizi gerektirir böbrek yetmezliği nedeniyle; A- 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği M 1.a maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, B- Mevcut belgelere göre maluliyetinin ... Devlet Hastanesinin 07.12.2008 giriş 11.12.2008 çıkış tarihli 605.611 sayılı Epikriz raporunun düzenlendiği 07.12.2008 tarihinden itibaren başladığı, C-Sorulduğu üzere 13.06.2007 tarihinde kişinin çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybettiğini gösterir bir tıbbi belgenin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle değerlendirme yapılamadığı, belge gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği, D-Aynı Yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiş olmakla, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurumca davacının 506 sayılı Kanuna tabi işyerine maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile işe girdiğine ilişkin tespitinin yerinde olmadığı, davacının 01.01.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığı” belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle sigortalının işe girmeden önce kronik böbrek yetmezliğinin bulunduğu ve 2005 yılından itibaren ilaç kullanmakta olduğunun dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığını, ayrıca davacı tarafça ödenmeyen aylıklarının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesinin istendiğini, Mahkeme yasal faize hükmedildiğini, kısmen kabul kararı verilmesi ve Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık maluliyetin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.