Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15214 E. 2025/6217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15214
Karar No
2025/6217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/773 E., 2024/2937 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2022/617 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.12.2006-30.11.2009 tarihleri arasında ... ... nezdinde, 01.12.2009-31.01.2015 tarihleri arasında davalı ... Ltd. (...) işyerinde, 01.02.2015-30.06.2015 tarihleri arasında davalı ... Ltd. Şti. işyerinde baş elektrikçi olarak kesintisiz çalıştığını, 01.11.2016 tarihinde emekli olduğunu, ... ... ve ... Sosyal Hizmetler Limited Şirketi (...) ile diğer davalı ... arasında alt işveren ilişkisi bulunduğunu, maaşlarının bankadan yaptırılmakta olup bir kısmının (asgari ücret) maaş olarak, bir kısmının harcırah olarak yatırıldığını primleri eksik ödemek için maaşın asgari ücret olarak gösterildiğini, 2006 ile 2015 yılları arası hesap hareketlerinde bu hususun görüleceğini, oysa ki almış olduğu maaşın asgari ücretin çok üzerinde net 2.885,00 TL olduğunu, işçilik alacakları için Ankara 28. İş Mahkemesinde açtığı davanın kesinleştiğini, aylık net ücretinin 2.885,00 TL (brüt 4.035,47 TL) olarak hesaplandığını beyan ederek davacının mezkur tarihler arasındaki prime esas gerçek kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılabilmesi için hak düşürücü sürenin geçtiğini, Ankara 28. İş Mahkemesinde fesih tarihi olarak kabul edilen 31.03.2015 tarihinden itibaren kıdem tazminatının müştereken müteselsilen ödenmesine karar verildiğini, ihale makamı statüsünde olduklarını, haklarındaki davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, sigorta primlerinin süresinde ve kesintisiz olarak yatırıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Sosyal Hizmetler Limited Şirketi davaya cevap vermemiştir. 3.Mahkemece verilen sürede SGK davaya dahil edilmiş, davalı SGK vekili cevabında; Kurum yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini beyan ederek yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarını öne sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, son ay 2015/6. Ayın prime esas kazancına 6.608,40 TL ek kazanç bildirilmesi gerektiğinin tespitine, talep edilen diğer aylar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca başlatılan icra takibi dosyasında 12.11.2021 tarihinde ödeme yapıldığı, söz konusu kararda hükmedilen yıllık izin, hafta tatili, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin, prime esas tavan kazanç da göz önünde bulundurularak hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması sebebi ile yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği en son ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi gerektiği yönündeki Mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, Kurum kayıtlarının aksinin ve tanıkla ispat sınırı üzerindeki ücret alma iddialarının tanıkla ispatı mümkün olmayıp belge ile ispatı gerektiğini, mevzuata göre işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi yükümlülüğünün işverene ait bir yükümlülük olup bildirilmeyen kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama giderleri ve vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15214, K. 2025/6217, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-15214-e-2025-6217-k-3eb1dc0c82d2