Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15097 E. 2025/2978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15097
- Karar No
- 2025/2978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2194 E., 2024/1466 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/350 E., 2022/344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.03.2016 tarihinde davalının mağazasında çalışmakta iken insört dağıtmak üzere davalı tarafından görevlendirildiğini, çalıştığı işyerine dönmek için yola çıktığı esnada kim tarafından atıldığı belli olmayan tü fek mermisi ile yaralandığını, olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Ltd. Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkil nezdinde çalışmakta iken 18.03.2016 tarihinde insert dağıtımına çıktığını, dağıtımın 15:47 'de amirlerinin izin vermesi üzerine erken saatte bıraktığını, bu nedenle davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın, davacının çalışmadığı esnada meydana geldiğini ve iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının .... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne müracaatı üzerine yapılan soruşturma sonunda, davacının yaralanmasının iş kazası olmadığı yönünde tespit yapıldığını, ... SGM tarafından düzenlenen rapor ile ve İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinde 2017/673 E. sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları ile de olayın iş kazası olmadığı, davacının mesai saatleri dışında dışarıda dolaşmakta iken saat 23.00 sıralarında yaralandığını, olayın iş kazası olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilince İstanbul Anadolu 22 İş Mahkemesinin 2015/54 Esas sayılı dosyasında maddi manevi tazminat davası açıldığından bahisle davanın derdest olduğunun ifade edildiğini, bu davada olayın iş kazası olup olmadığı da değerlendirileceğinden davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, bir olayın iş kazası olup olmadığının kanunun belirlediği kıstaslarla tespit edileceğini, işverenin davacının hastane masraflarını karşıladığı iddiasının davanın esası ile ilgisi olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacıya verilen işin bitmesi nedeniyle evine gitmesi talimatından sonra olayın meydana geldiğini, kanunun aradığı şartların oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili, Mahkemenin Kurum raporu ve alınan bilirkişi raporundaki olayın iş kazası olmadığı yönündeki tespitlere rağmen davayı kabul ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 13-a,b bentlerindeki şartlarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık 18.03.2016 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup Kanun'un 13. maddesinde iş kazası; "a) Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir. 3. İnceleme konusu eldeki davada; davalı şirket çalışanı davacının 18.03.2016 tarihinde reklam broşürlerini dağıtım işiyle görevlendirildiği, saat 16.00 civarında işinin bittiği, davacı ile mağaza sorumlusu ... ile yapılan telefon görüşmesine göre davacının o günkü mesaisinin sonlandırıldığı, serbest olduğunun eve gidebileceğinin kendisine söylendiği, olay günü davacı ile birlikte broşür dağıtımını yapan ...'ya ,davacının eve gideceğini söylediği, akabinde saat 17.00 sularında sokakta yürürken nereden geldiği belli olmayan tüfek mermisinin kendisine isabet etmesi sonucu yaralandığı, davacının yaralandıktan sonra 17.10'da hastaneye başvurduğu, bu haliyle olayın gerçekleştiğinin Mahkeme kabulünde olmasına karşın, davacının mesai saatleri içinde ve görevli olarak iş yeri dışında bir yere gönderildiği ve görevlendirildiği yerden eve döner iken olayın gerçekleştiği gerekçesine dayalı olarak vuku bulan hadisenin iş kazası sayılması isabetli bulunmamıştır. Olayın vuku bulduğu saatte, davacının işle ilişkisi kesildiğinin , broşür dağıtımına yönelik görevinin sona erdiğinin anlaşılmasına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.