Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13930 E. 2025/2361 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13930
- Karar No
- 2025/2361
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/177 E., 2024/372 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerinde 20.02.1997 tarihinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, çalışmanın her yıl 20 şubat tarihinden ekim ayı sonuna kadar devam ettiğini, davacının 2006 yılına kadar aralıksız bu şekilde çalıştığını, 2006 yılında rahatsızlanması nedeniyle 2006, 2007, 2008 yıllarında çalışmadığı, daha sonraki yıllarda çalışmaya devam ederek 2012 Ekim ayı sonuna kadar çalıştığını beyan ederek, davacının sigorta hizmet başlangıç tarihi ile davalı iş yerindeki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette üretimin 4 ay olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davacının 01.07.1997-31.08.1997, 08.06.2004-21.08.2004, 03.06.2005-03.10.2005, 04.06.2009-10.07.2009, 16.16.2010-01.10.2010, 12.04.2012-31.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının Kahramanmaraş İş Mahkemesinin 2009/418 Esas sayılı dosyasında da tanık olarak dinlendiğini, yeminli beyanında davalı iş yerinde 5-6 yıl önce çalışmaya başladığını beyan ettiğini, davacının iddia ettiği tarihlerde çalışmasının bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinden davacının hangi ücret ile çalıştığı ve ne iş yaptığının belirlenemediğini, davalı iş yerinin kanun kapsamına alınıp alınmadığının belirlenmesinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.1997-15.10.1997 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 85 gün, 08.06.2004-15.10.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 54 gün, 03.06.2005-15.10.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 12 gün, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 189 gün, 15.03.2010-15.10.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 175 gün, 15.03.2011-15.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2012-15.10.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 152 gün olmak üzere toplam 877 gün daha Kurumun 20150.46.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda iş yerinde mevsimlik çalışma olduğu Mahkemenin de kabulünde olmakla, mevsimlik olduğu belirtilen çalışma dönemi dışında davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve 1998-2006 tarihleri arasındaki bu dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözetilerek talep edilen dönem 1998-2006 tarihleri arasındaki çalışmasının varlığı yönünden esasa girilerek çalışmanın varlığı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.1997-15.10.1997 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 85 gün, 01.07.1998-15.09.1998 tarihleri arasında 75 gün, 15.05.1999-15.07.1999 tarihleri arasında 60 gün, 15.03.2000- 15.10.2000 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2001-15.10.2001 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2002-15.10.2002 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2003-15.10.2003 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2004-15.10.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 136 gün,15.03.2005-15.10.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 89 gün, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 189 gün, 15.03.2010-15.10.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 175 gün, 15.03.2011-15.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2012-15.10.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 152 gün olmak üzere toplam 2.011 gün daha Kurumun 20150.46.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili: a.Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, b-Ispat olunmamış davacının çalışmadığı yılların bile bilirkişi tarafından hesaplandığını, c.Mevsimlik dönemin hatalı alındığını, d.Hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu beyan etmektedir 2.Fer'i müdahil Kurum vekili: a.Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, b.Çalışma olgusunun ıspatlanamadığını,davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle tanık beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.